Orijinalini görmek için tıklayınız : Geniş Ailelerde Çocuk Eğitimi


filizse
10.01.08, 18:59
GENİŞ AİLELERDE ÇOCUK EĞİTİMİ

Günümüz toplumunda ebeveynlerden her ikisi de çalışmak durumunda kalıyor. Böyle bir durumda hiç şüphesiz en büyük yardımcılar anneane, babaneler ve dedeler oluyor. Çekirdek aile olarak yaşasak bile büyüklerin çocuk bakımına katılımıyla ayrı evlerde oturulmasına karşın geniş aile özellikleri taşıyan aile modelleri oluşuyor. Türk toplumunda torun sevgisi üzerine söylenmiş pek çok söz vardır. “Torun baldan tatlıdır” vb. Bu durum inkâr edilemez. Belli yaşa gelmiş, kendi çocuklarıyla ilgili tüm sorumluluklarını gerçekleştirmiş büyüklerimiz için elbette torun sevgisinin yeri ayrıdır. Anne – babalar çocukların yeme, içme, barınma, güvende olma, duygusal sorunlarıyla ilgilenme, okul ihtiyaçları vb pek çok konuda sorumluluklar altında ezilirken aynı zamanda çocuklarını kırmadan onları hayata hazırlama sorumluluğunu da yüklenmektedirler. Toplum kurallarına uyma, kendi özbakım becerilerini gerçekleştirme, kendi haklarını koruma ve bunun gibi pek çok problemle boğuşurken öte yandan büyüklerimiz torunlarının sevgisini kazanma adına her yapılan davranışı hoş görme, “Daha küçük annesi, birşey olmaz.” “Aman babası kızma benim torunuma, öğrenir daha sanki sen küçükken nasıldın.” “ Benim güzel torunum yemeğini yerse parka gideceğiz.” Gibi müdahalelerle anne – babayı çocuklarının karşısında zor durumlara düşürebiliyorlar. Elbette bunu yaparken hiçbir kötü niyetleri yok, tek amaçları torunlarının sevgisini kazanıp, onların EN SEVDİĞİ olmak. Fakat unutulmamalıdır ki çocuk sevmek onun her istediğini koşulsuz yapmak değil. Onun için bir gelecek hazırlamaktır. Bu da onları iyi yetiştirerek, iyi bireyler olmalarında örnek olarak olacaktır. Çocuklarımız ev ortamında “ tek” olabilirler ama dışarıda onları bekleyen hayatta kendileri gibi pek çok yoldaşları olacaktır. Evde tuvalete girmek için sıra beklemek zorunda değildir. Çünkü o küçüktür, fakat okulda sıra beklemek zorunda. Bu duruma alışmayan çocuklar okul hayatında problemler yaşayabilirler. Evde cips yemesi, çikolata, abur cubur vb ile beslenmesi hoş karşılanabilir fakat bu çocuklarımızın sağlığını olumsuz etkilediği gibi yeme alışkanlıklarını da ömür boyu etkileyen bir durum olarak karşılarına çıkacaktır. Çocuklarımızın istekleri bizim için emirdir. Onların istediklerini yapmak bizi mutlu eder. Onların yüzünün gülmesi bizim için yeterlidir. Fakat bu çocuklarımız evden çıktıkları anda pek çok “ Hayır” ile karşılaşacaklar ve bocalayacaklardır. Evdeki güvenli ortamdan çıkmak onlar için zorlaşmaya başlayacaktır. Evde konuşan, koşuşturan çocuklarımız bir de bakmışız ki dışarıdaki hayatta çekingen, pasif birer birey olmuşlar. Yorulmasın suyunu ben getireyim, şimdi hiç vaktim yok 10 dakika ayakkabı giymesini bekleyemem ben giydirivereyim ne olacak, başka türlü yemek yemiyor TV izleyerek yesin en azından ağzına birkaç lokma atmış olur. Bunun gibi daha pek çok “BİŞEY OLMAZ” cümleleriyle fark etmeden çocuğumuza yardım ettiğimizi zannediyoruz aslında onlara zarar veriyoruz.
Tüm bunlardan bahsederken evlerimizde çocuklarımıza askeri bir disiplin uygulayalım demiyoruz elbette. Onları tabi ki seveceğiz, çoğu zaman hoş göreceğiz. Fakat bunları onlara hayatı öğreterek yapacağız. Onlar için önceden uyulması gereken bir kurallar çemberi oluşturacağız. Bu çember içinde çocuğumuzu özgür bırakacağız. Kurallar çemberi içinde onlara seçenekler sunup kendi seçimlerini yapmada özgür bırakacağız. Kuralların dışına çıkınca da bazı cezalar koyacağız. Bunlar elbette ki şiddette dayalı olmamalı. Tuvalete kilitlemek, banyoya kapamak, odada kilitli kalmak, tek ayak üzerinde durmak, karanlık bir odada bırakmak, “Seni Çingenelere veririm, Polise veririm” vb korkutucu tehditlerde bulunmak olmamalı. Bunların yerine kısa süreli uygulanması mümkün olan yaptırımlar olmalı. Mesela “Yaptığın bu davranış yanlıştı, davranışın beni kızdırdı” gibi cümleler kullanmalıyız. Burada vurguladığımız şey “ DAVRANIŞIN YANLIŞ OLMASI ÇOCUĞUMUZUN DEĞİL” daha sonra bu davranıştan nasıl etkilendiğimizi kısa ve açık bir şekilde açıklamalıyız. “ Bu yaptığın davranış beni kızdırdı, ( yine aynı şekilde beni kızdıran sen değilsin davranışın mesajı verilmeli) gürültü beni rahatsız etti, konuştuğumu duyamıyorum.” Şeklinde duygularınızı söyleyin ve nasıl etkilendiğinizi de açıklayın. Sık sık bu beni “üzüyor” demekten kaçının.
YARAMAZLIKLARINDAN BIKTIM; demek çocukların için pek de açıklayıcı değil. Bunun yerine her zaman yaptığı davranışı belirtin. Koşmak neden yaramazlık olsun ki, spor bile sayılabilir. Fakat “Salonda koşmak yasak, biliyorsun ki pek çok cam eşya var kırılabilir, bir yerin kesilebilir.” Demek çocukların için çok daha açıklayıcı olacaktır. Bu tür açıklama ve uyarma cümlelerinden sonra gerektiğini düşünüyorsanız ceza gelmeli. “Yaptığın bu davranış yanlıştı, davranışın beni kızdırdı, uyarmama rağmen devam ettin bu nedenle bu akşam TV izlemeni istemiyorum” diyerek verdiğiniz bu cezayı uygulamalısınız. Yarım saat sonra siniriniz yatışınca neyse şimdilik affediyorum hadi izle bakalım dediğiniz an çocuğunuza karşı TUTARSIZ tutum sergilemiş olursunuz. Çocuklarımız bu gibi durumları kolayca fark eder ve bunları size karşı kullanabilirler. Kararlı olmak, baştan iyi düşünerek ceza vermek çok önemlidir.
Kısacası çocukların eğitiminde elbette büyüklerimizin de söz hakkı olmalı, fakat anne – babalar her zaman bu konuda desteklenmeli. Yanlış olduklarını düşündüğünüz noktalarda çocukların olmadığı zamanlarda bu konular tartışılmalı. Geniş ailelerde çocuklarla ilgili kurallar çemberi tüm aile fertleri ile birlikte anne – babanın liderliğinde belirlenmeli ve tüm aile fertleri tarafından uygulanmalı. Çocukların eğitiminde tutarlı ve kararlı olunmalı. Çocuklarımızla sevgi, saygı, hoşgörü ile kaliteli zamanlar geçirmeniz ümidiyle…


filizse
anasınıfı öğretmeni

filizse
10.01.08, 19:04
sınıfımda velileimle yaptığım görüşmelerde sık sık çocukların eğitiminde karşılaştıkları en büyük sorunlarının aile büyüklerinin çocukların eğitimindeki tutumları oldu ben de bu hafta velilerim için bu yazıyı hazırlayıp yollamayı düşündüm. belki aynı problemleri yaşayan başka meslektaşlarım da vardır. iyi akşamlar

papillon
11.01.08, 00:32
Paylaşımınız ve ince düşüncenizden dolayı teşekkürler:)

мerνe
11.01.08, 03:10
çok güzel düşünmüşsünüz hocam..tebrik ederim sizi..