1- ZİHİNSEL ÖZÜR ( MENTAL RETARDASYON)
Zeka, zihinsel birçok yeteneğin uyumlu çalışması sonucu ortaya çı*kan bir yetenekler bileşimidir. Bu yetenekler algılama, bellek, düşün*me, öğrenme, mantık yürütme gibi yeteneklerdir ve bunların birbiriyle uyumlu ve ilişkili çalışması sonucu zihinsel fonksiyonlar yürütülmekte*dir.
Zihinsel özür, kişinin yaşadığı toplum içerisinde sorunlarla başa çıkma yeteneğini etkileyen, zihinsel bir kısıtlama ya da sınırlanmadır. Bir çocuk ya da yetişkine zihinsel özürlü tanısı konulabilmesi için orta*lamanın altındaki zeka işlevi ile birlikte iletişimde, öz bakımda, evdeki yaşamda, toplumsal becerilerde, toplumsal yararlılıkta, kendini yön*lendirmede, sağlığı korumada, akademik becerilerde ve çalışma alan*larında iki veya daha fazla bozukluğun bir arada olması ve bu durumun 18 yaşından önce başlaması öngörülür. Zihinsel özür, ülkemizde yay*gın olarak karşılaşılan özür gruplarından birisidir. Çocuğunuzun zihin*sel özürlü olmasına neden olan çeşitli etmenler vardır. Bunlar dört grupta incelenebilir:
A. Doğum öncesi
Gebeliğin özellikle ilk üç ayında uzun süren yüksek ateş,
Gebelik döneminde geçirilen çeşitli hastalıklar,
Gebelikte doktor denetimi dışında ilaç kullanımı,
Alkol, sigara ve benzeri madde kullanımı,
Annenin kansızlığı,
Annenin geçirdiği bazı kronik hastalıklar (hipotroidi
vb ),
Yetersiz ve dengesiz beslenme,
Gebelik sırasında geçirilen kazalar.
B. Doğum sırası
Doğum sırasında çocuğun oksijensiz kalması (anoksi),
Zor ve uzun süren doğum,
Doğum sırasında beyin zedelenmesi,
Erken doğum,
Düşük doğum ağırlıklı bebek.
C. Doğum sonrası
Yeterli miktarda anne sütü almaması,
Çevre kirliliğine maruz kalması,
Uyaran eksikliği,
Demir eksikliği,
Merkezi sinir sisteminin enfeksiyon hastalıkları (menenjit gibi),
Metabolik hastalıklar (fenilketonüri, hipotroidi vs),
Geçirilen kazalar sonucu beyin zedelenmesi.
D. Genetik nedenler
Akraba evlilikleri (ailede zihinsel özürlülük nedeni olan genlerin var*lığında hastalık ortaya çıkar),
Kromozom hastalıkları (Down Sendromu gibi).
Yukarıda belirtilen nedenlerin bazıları her zaman özre yol aç*mayabilir; ancak bir etken olarak dikkate alınması gerekir.
2-ZİHİNSEL ÖZRÜN TEŞHİSİ
Tıbbi açıdan değerlendirmeler yapılır; kişinin beyninin öğrenme, problem çözme ve IQ veya entelektüel fonksiyonlarını yerine getirme yeteneği genellikle IQ testleri ile ölçülür. Ortalama puan 100 dür. 70-75’in altında puan alanlarda zihinsel özür vardır.
Eğitimsel açıdan değerlendirmeler yapılır; kişinin bağımsız olarak yaşamak için ihtiyaç duyulan becerileri yerine getirip getiremedi-ği(adaptif davranışlar veya adaptif fonksiyonlar) incelenir. Bu becerile*re örnek verirsek, giyinme, kendi kendine yemek yeme gibi günlük ya*şam aktiviteleri, anlama ve cevap verme gibi iletişim becerileri, aile üyeleri, yetişkinler ve yaşıtları ile sosyal becerileri değerlendirilir.
çocuğun, zeka puanı (IQ) tespit edilir.
çocuğun gelişim değerlendirmesi (motor, dil, bilişsel, sosyal-duygusal gelişim ve özbakım alanlarında) yapılır.
Zihinsel özürlü bir çocuğun kesin tanısı ve özür durumunun değer*lendirilmesi birçok bilim dalının (multidisipliner) incelemesiyle yapılır.
Zihinsel gelişme geriliği çocuğun yaşıtlarına göre algılama, problem çözme, bellek, soyut düşünme yeteneği, neden sonuç bağlantısı kura*bilme, gerçeği değerlendirme, yargılama, anlama ve anlatabilme, öğ*renme gibi bilişsel yeteneklerinde eksiklik, yetmezlik ya da bozukluk olması ile belirlenir.
Zihinsel özürlülüğün birçok belirtisi vardır. Başlıcaları şunlardır:
Oturmayı, emeklemeyi ve yürümeyi diğer çocuklardan daha geç öğrenebilirler.
Konuşulan dili anlamada güçlük yaşayabilirler.
Konuşmayı daha geç öğrenebilirler. Sınırlı sözcük dağarcıkları ile dikkati çekerler.
Sesleri doğru olarak çıkarabilme (artikülasyon) ile ses bozuklukları ve kekemelik görülme sıklığı normal gelişim gösteren çocuklara gö*re daha fazladır.
Hatırlamada zorlanabilirler.
Anlamada güçlükleri olabilir.
Sosyal kuralları anlamada güçlük çekebilirler.
Problem çözmede zorlanabilirler.
Mantıklı düşünmede zorlanabilirler.
Dikkat süreleri kısa olabilir.
Okuma-yazma, matematik gibi akademik becerilerde güçlükler gö*rülebilir.
Kendi başlarına karar verme ve uygulamada zorlanırlar.
Yetişkin tarafından yönlendirilmeye gereksinim duyarlar.
Yeterli destek verildiğinde, zihinsel özürlü çocukların çoğu öğ*renebilir, gelişebilir ve büyüyebilir.
Zihinsel özürlü çocuklar toplumdaki diğer çocuklardan farklıdır. Bu farklılığın zihinsel bir özür olduğunu söylemek için, çeşitli testler kulla*nılır. Bu testler ile bireyin/çocuğun düşünme, öğrenme ve sorun çöz*me ile ilgili yetenekleri ölçülür.
Zeka Özrünün Sınışandırılması
A-Hafif düzeyde zihinsel gelişme geriliği : IQ düzeyi 50-55 ile yaklaşık 70 arası.
B- Orta düzeyde zihinsel gelişme geriliği : IQ düzeyi 35-40 ile yaklaşık 50-55 arası.
C- Ağır düzeyde zihinsel gelişme geriliği : IQ düzeyi 20-25 ile yaklaşık 35-40 arası.
D- İleri derecede ağır zihinsel gelişme geriliği: IQ düzeyi 20-25’in altında.
Yukarıda verilen sınışandırmalar tek başına çocukların değer*lendirilmesinde yeterli değildir.
A. Hafif düzeyde zihinsel gelişme geriliği:
Hafif düzeyde zihinsel özürlü olan bireyler, "eğitilebilir" olarak nite*lendirilen grubu işaret eder. Hafif düzeyde zihinsel özürlü olan çocuk*lar, toplumsal ve konuşma yeteneklerini okul öncesi yıllarda 0-5 yaş arasında kazanırlar. Duyusal ve motor alanlardaki bozuklukları çok az*dır ve çoğunlukla daha ileri yaşlara kadar zihinsel özürlü olmayan ço*cuklardan ayırt edilemezler. Bu çocuklar, on yaşın sonuna doğru, al*tıncı sınıf düzeyinde okul becerileri kazanabilirler. Erişkin yaşlarda, an*cak kendi başına yaşayabilmeye yeten toplumsal ve mesleki yetenek*ler kazanırlar. Ancak, alışılmışın dışında toplumsal ve ekonomik sıkın*tılarla karşı karşıya kaldıklarında rehberliğe gereksinim duyarlar. Hafif düzeyde zihinsel özürlü olan bireyler, uygun destekle çoğunlukla ken*di başlarına ya da bir yetişkinin denetimiyle toplum içinde bağımsız olarak yaşamlarını sürdürebilirler. Hafif düzeyde zihinsel özürde hare*ket, bedeni kullanmaya ilişkin (motor) problemler az görülür ya da yok*tur. İletişim, öz bakım, ev yaşamı, sosyal etkileşim, toplum içinde ya*şayabilme, kendini yönlendirme, sağlık ve emniyeti gözetebilme, aka*demik/okula ilişkin beceriler, boş vakitlerini değerlendirme, iş beceri*leri gibi özellikler yaşıtlarına çok yakın değerlerde gözlenir.
B. Orta düzeyde zihinsel gelişme geriliği
Orta düzeyde özürlü olan bireyler, "öğretilebilir" olarak sınışandırı*lan gruba eşdeğerdir. Orta düzeyde zihinsel özürlü olan çocuklar, ko*nuşma becerilerinin çoğunu erken çocukluk yıllarında kazanırlar. Mes*leki eğitimden faydalanır ve belirli bir denetimle kişisel bakımlarını ya*pabilirler. Aynı zamanda toplumsal ve iş ve uğraşı alanlarındaki eğitim*den de yararlanırlar. Örneğin duyu-algı-motor bütünleştirme ve bilişsel gelişim için aktivite eğitimi, iş ve uğraşı yaklaşımı olarak uygulanır. An*cak akademik olarak ilkokul ikinci sınıf düzeyinden ileri gitmekte zorla*nırlar. Ergenlik döneminde, toplumsal kuralları öğrenmedeki zorlukları, yaşıtları ile ilişkilerini bozabilir. Erişkinlikte, çoğunluğu beceri isteme*yen işlerde ya da uygun destekle yarı beceri isteyen işlerde çalışabilir*ler. Yeterli destek ile toplumsal hayata uyum sağlarlar.
C. Ağır düzeyde zihinsel gelişme geriliği
Ağır düzeyde zihinsel özürlü olan bireyler, erken çocukluk yıllarında konuşma becerilerini ya çok az kazanırlar ya da hiç kazanamazlar. Okul dönemi boyunca konuşmayı öğrenebilirler ve ancak temel (özba-kım) ihtiyaçlar konusunda eğitilebilirler. Sadece okul öncesi eğitim dü*zeyinde (gerekli işaret ve harşeri tanıma gibi) bir eğitim alabilirler. Eriş-kinliklerinde yakın bir denetimle basit işleri yapabilirler. Zihinsel özre eşlik eden başka bir sorun nedeni ile özel bir bakıma gereksinimleri yoksa, aile içinde ya da küçük gruplardan oluşturulmuş grup evlerin*de toplum hayatına uyum sağlayabilirler
D. İleri derecede ağır zihinsel gelişme geriliği
Çoğunda zihinsel özre neden olan özel bir nörolojik sorun vardır. Erken çocukluk yıllarında duyu-motor işlevlerinde uyarı eksikliği nede*niyle önemli gerilikler vardır. Devamlı yardıma ve bakıma ihtiyaç duyar*lar. Eğer uygun bir şekilde eğitilebilirlerse motor gelişmeleri, kendine bakım ve konuşma becerileri geliştirilebilir. Çok yakın denetim ve ko*ruma altında basit işleri yapabilirler.
Zihinsel özürlü çocuklarda tıbbi tanı konulduktan sonra eğitim*sel açıdan gelişimsel değerlendirmenin yapılarak erken eğitim programına katılımının sağlanması ve rehabilitasyon sürecine başlanması önemlidir.
Zihinsel özür, erken çocukluk döneminde ve okul öncesi yaşlarda gelişim geriliği ile kendini gösterir. Bu çocukların çoğu gelişim alanla*rında (bilişsel, motor, özbakım, dil, sosyal-duygusal) yavaş bir gelişme gösterir ve kronolojik takvim yaşına göre geri kalırlar. Bu nedenle ağır düzeyde zihinsel özürlü bireyler genellikle erken çocukluk döneminde tanınır.
Zihinsel özürlülükte tanının erken konması çocuk, aile ve top*lum açısından önem taşır. Sorunun bütün yönleriyle bilinmesi için doğumdan itibaren, ergenlik dönemi de dahil, çocuğun düzenli ve kaliteli bir sağlık hizmetiyle izlenmesi gerekir.
Ancak hafif düzeyde zihinsel özürlü olan çocuklarda tanı okul çağı*na kadar gecikebilir.
Zihinsel özürlü bir çocukta, öğrenmede güçlükler vardır. Bu çocuk*ların sosyal becerilerinin gelişmesi (diğer kişilerle iletişim kurma, arka*daş olma) ve kendilerini idare etmeleri uzun zaman alır ve sabır gerek*tirir. Bu çocukların da sevgi ve şefkate gereksinimleri vardır. Buna kar*şın bazen anlaşılamayabilirler ve istenmedik davranışlarla karşılaşabi*lirler. Öğrenmek, okula gitmek, eğlenmek isterler. Ancak, desteğe gereksinimleri vardır, bu da onları anlayabilecek uygun davranışlar gös*terebilecek eğitim ortamlarında olabilir. Gerekli eğitim ve destek aldık*larında, birçok zihinsel özürlü olan çocuk, iş sahibi olabilir ve bağımsız yaşayabilirler.
Erken tanı, beraberinde erken eğitim ve rehabilitasyonu mümkün kılar. Ancak, bazı durumlarda çocuğun mevcut sorunlarının ve mevcut kapasitesinin ortaya konması zaman gerektirir. Bu zaman sürecinde, çocuğun gelişiminin değerlendirilmesi önemlidir.
Okul öncesi yaşlarda gelişim geriliğine dikkat çeken ve en çok karşılaşılan belirtiler şu şekilde özetlenebilir:
İlk aylarda: Emme güçlüğü,
Hareket azlığı,
Çevresel uyarılara işitsel veya görsel tepkilerin zayıf olması veya olmaması,
6 aydan sonra: Oturma, emekleme, yürümede gecikmeler,
2-3 yaşında: Dil gelişiminde gecikme ve davranış bozukluğu,
4-6 yaşında: Öğrenme güçlüğü, dikkat eksikliği ve hiperaktivite.
Alıntı:
http://www.ozida.gov.tr/