Etkinlik ve Dosya Arama Motoru


<div style="background-color: none transparent;"></div>

Oyun albümü hazırlama

OYUN ALBÜMÜ HAZIRLAMADA YARARLANILACAK KAYNAKLAR Fotoğraf 1.1:Türk kültüründe geleneksel kıyafetler Kültürel ve kültürler arası çocuk oyunları albümü geliştirmede araştırmacılar pek çok yol izlemişlerdir. Bunlardan en çok kullanılanları gözlem yapma veya yetişkin ya da çocuk olarak seçilen kaynak kişilerden görüşme yoluyla bilgi edinmedir. Bunlarla birlikte anket yöntemi ile bilgi edinme, kitap, dergi, ansiklopedi gibi basılı yayın araçlarını tarama, kitle iletişim araçlarından,

  1. #1
    Çevirimdışı

    Üyelik tarihi
    14.Ağustos.2008
    Mesajlar
    1,462

    Yenii Oyun albümü hazırlama

    OYUN ALBÜMÜ HAZIRLAMADA YARARLANILACAK KAYNAKLAR
    Fotoğraf 1.1:Türk kültüründe geleneksel kıyafetler
    Kültürel ve kültürler arası çocuk oyunları albümü geliştirmede araştırmacılar pek çok
    yol izlemişlerdir. Bunlardan en çok kullanılanları gözlem yapma veya yetişkin ya da çocuk
    olarak seçilen kaynak kişilerden görüşme yoluyla bilgi edinmedir. Bunlarla birlikte anket
    yöntemi ile bilgi edinme, kitap, dergi, ansiklopedi gibi basılı yayın araçlarını tarama, kitle
    iletişim araçlarından, müzelerden, folklor kuruluşlarından, il kültür derneklerinden
    yararlanma ve benzeri yöntemlerde de çocuk oyunları albümü geliştirme çalışmaları yapılabilir.
    Çocuğun oyuna olan gereksinimi ve buna bağlı olarak çocuk oyunlarının doğup
    gelişmesi, değişik toplumlarda benzer özellikler gösterir. Aynı nedenlerle, aynı
    gereksinimlerle doğar, yani evrenseldir. Oyunun evrensel rolü, kültürden kültüre veya
    toplumdan topluma değişiklik gösterir. İlkel toplumlarda geleneksel olarak, çocuklar
    yetişkinleri izleyerek onlar ne yapıyorlarsa taklit ederler. Kız çocuğu annesiyle çalı çırpı
    toplamaya gider ve annesi kardeşi ile ilgilenirken o da kabuktan bebeği ile oynar. Erkek
    çocuğu da oyuncak bir ok ve yayla babasıyla birlikte ava gider. Çocuğun defalarca atış
    yaptıktan sonra başarılı olması, vurduklarının da uçamayan kuşlar olması önemli değildir.
    Önemli olan deneyimlerini artırarak, yeteneklerini geliştirmesidir.
    Oyunla ilgili çalışmalar yapan bilim adamlarından Huizinga'ya göre oyun bir kültürün
    temelidir. Sosyal etkileşimlerin tümünü oyuna bağlar. Politik güç, savaş ve ticaret de birer
    oyundur. Huizinga oyunun özünde yaratıcı bir özellik taşımasından dolayı sanatın bile temeli olarak görür.
    Oyun kültürle doğrudan ilişkilidir. Toplumla birlikte gelişir ve politik sistemler
    tarafından etkilenir. Toplumda yaşanan olaylar çocuk oyunlarına ve oyuncaklarına yansır.
    Yaşanan olaylara ilişkin yeni oyunlar yaratılır, yeni oyuncaklar üretilir. Günümüzde yaşanan
    savaşlarla ilgili yaşantılar çocuk oyunlarına da yansımaktadır. Füzelerin, uçakların, tankların,
    askerlerin kaynak olarak kullanıldığı çocuk oyunlarının gözlenebilir şekilde değiştiği, bu
    kavramların çocuk oyunlarında ve çocuk dilinde çok sık kullanıldığına rastlanmıştır.
    Ticari çevreler de bu arada çocukların oyun tarzına uygun olarak oyuncaklar
    üretmişler, bu dönemde savaşla ilgili oyuncakların satışlarında büyük artışlar olmuştur. Bazı
    bilim adamları strateji oyunları ile sosyo-ekonomik düzen arasındaki ilişkinin önemine
    değinirler. Ticaret toplumlarında satranç ve monopol oyunlarının yaygın olmasına dikkati
    çekerler. Loto ve piyango gibi büyük paralar kazanma olanağı olan oyunlara da bu
    toplumlarda sık rastlanır. Hatta borsa spekülasyonu da bir çeşit oyun sayılabilir.
    Özellikle gelişmekte olan toplumlarda bazı oyunlarda kutsallık kavramı ve dinin etkisi
    gözlenmekte, dünyanın pek çok yerinde maskeli festivallere, ölümle ilgili anlatılan ilginç
    hikâyelere, cadılar, hayaletler, devler, periler gibi hayali varlıklarla ilgili anlatılan masallara
    rastlanmaktadır. Bunun yanı sıra gelişmiş ülkelerde de uzayla ilgili kavramları içeren
    oyunlar ve oyuncaklar daha sık görülmektedir. Uzay gemileri, uçan daireler, uzaylılar,
    ışınlanan varlıklar ve ilâhlar gibi oyuncakların da daha fazla üretildiği görülür
    Bütün bu özellikler dikkate alındığında, oyun, sosyo-kültürel yapının bir parçası gibi
    görünmektedir. Ancak bazı oyunların da bağımsız olarak ortaya çıktığı bilinmektedir. Bu
    oyunlardan biri 4000 yıldan beri tüm dünyaca bilinen ve oldukça yaygın olan, ülkemizde de
    "Beş Taş" adıyla bilinen oyundur. Bu oyun, her ülkede değişik kurallarla oynanmakla
    birlikte ortak özellikleri beş tane yuvarlak taşın tek, tek ya da birkaç tanesi bir arada olarak,
    bir elle havaya atılıp, el sırtı ile tutulmasıyla oynanır. Oyunun her aşamasında değişik
    tekerlemeler söylenen "Beş taş kalemtıraş pışık, tokmak, yere koyup yerden almak, bir
    cimcik mermercik mermer taşı şahincik, şahin taşı fincan aşı köprübaşı, derledik topladık biz
    köprülere başladık" vb. sözlerle oynanan oyundur. Bu oyun dünyanın hemen, hemen her
    yerinde bilinen en eski oyunlarından biridir. Tahiti, Japonya, Yunanistan, Avustralya ve
    İngiltere’de taşların yerine, küçük patatesler, fındık, ceviz, fasulye bile yüzyıllarca
    kullanılmıştır. Suda taş kaydırma oyunu da pek çok toplumda oynanan çok eski bir oyundur.
    Diğer eski bir oyun ise, Yeni Zelanda, Yeni Gine, Malezya ve Afrika'nın birçok yerinde hatta
    dünyanın pek çok ülkesinde oynanan, parmaklara geçirilen iki ucu bağlı bir iplikle çeşitli
    şekiller oluşturularak oynanan “İplik Oyunu”dur. 1885'te Wallace adında bir İngiliz gezgin,
    Dayak Kabilesi çocuklarıyla bu oyunu oynadığını, kendisi bir şekil yaptıktan sonra, ipi alan
    bir çocuğun arkadaşlarıyla, o zamana kadar hiç görmediği son derece şaşırtıcı şekiller
    yaptıklarını belirtmiştir. Bu oyunun dünyanın birçok yerinde henüz Avrupalılarla
    karşılaşmadan önce bilindiğini ve oynandığını gösteren pek çok yayın vardır.
    Topaç ise M.Ö. ye dayanmaktadır. Mısırlılar topacı parmaklarıyla çevirirken, Çinliler
    parmak yerine kamçı ile çevirmeyi bulmuşlardır.
    Suda taş kaydırma, çember, kukla ve top oyunları da pek çok toplumda oynanan çok
    eski oyunlardır. Parmaklara geçirilen ipin değişik şekillerde alınması, ip atlama, topaç,
    uçurtma ve top oyunları da dünyanın pek çok yerinde yıllardır oynanan oyunlar arasında yer alır.
    Bunlar gibi pek çok oyunun dünyadaki birçok ülkede oynanıyor olması etnologların
    ilgisini çekmektedir. Acaba oyun tek bir oyundan türeyerek mi dünyaya yayıldı? Eğer böyle
    ise ilk olarak nerede ve kimler tarafından oynanıyordu. Yoksa basit bir oyun türü farklı
    toplumlarda değişik şekillerde bağımsız olarak mı geliştirildi? Tüm bu sorular, etnologlar,
    pedagoglar, sosyologlar, antropologlar, eğitimciler ve tarih bilimcilerinin birbirlerini
    destekleyerek yapacakları ekip çalışmaları sonucu açığa çıkacaktır.
    Vücudun ve fikrin gelişmesinde oyunun rolü başta gelir. Bunu böylece bil
    programını ona göre düzenle.
    1.1. Yöresel Oyunları Araştırma
    Ankara’nın Kazan ilçesindeki “Ütopya” Bilim, Sanat, Eğlenme, Öğrenme, Üretme
    Merkezi’nde geleneksel çocuk oyuncakları, seramik atölyesi, sanat ve zanaat galerisi, el
    aletleri müzesi bulunmaktadır. Şair Sunay Akın tarafından İstanbul’da Oyuncak Müzesi
    kurulmuştur. Bu konuda Prof.Dr. Bekir Onur’ un çabası ile oluşturulan Ankara Üniversitesi
    Eğitim Bilimleri Fakültesi ”Oyuncak Müzesi”ile Sanayi Müzesi’ndeki ”Haliç Oyuncakçısı”
    bölümünü örnek gösterebiliriz. Ayrıca Osmanlı döneminde çok önemli yeri olan Eyüplü
    kadınların yaptığı geleneksel Eyüp oyuncakları, AB Bilgi Merkezi (ABBM) ve Tarih Vakfı
    işbirliğiyle yaşatılmaya çalışılmaktadır.
    Fotoğraf 1.2 :Ankara yöresi halk oyunu
    Ülkelerin kendi kültürlerine özgü çocuk oyunlarını araştırma çalışmaları gelişmiş
    ülkelerin pek çoğunda 20. yüzyılın ilk yarısında tamamlanmış ve yayınlanmış durumdadır.
    Kültürümüzdeki çocuk oyunlarını bir arada toplayan en eski ve Cumhuriyetten sonraki ilk
    yayın 1934 yılında Yusuf Ziya Demircioğlu tarafından gayet sade bir Türkçe ile yazılan
    "Anadolu'da Eski Çocuk Oyunları" kitabı olduğu görülmüştür. Yusuf Ziya Demircioğlu'na
    ait kitaptaki çocuk oyunlarının tamamı Muğla'nın Ula kazasından alınmış olup, yazar burada
    bir ay boyunca ve bizzat kalarak bu araştırmasını tamamlamıştır. Demircioğlu'nun, kitabın
    ön sözündeki açıklamaları oldukça önemli ve düşündürücü olup, konu şöyle ifade
    edilmektedir. “Memleketin ufak bir köyünde bu kadar oyun bulunabilmesi Türk folklorunun
    buna ait kısmında da ne kadar zengin olduğunu göstermektedir. Yine aynı amaçla 1955
    yılında yayınlanan "Türk Çocuk Oyunlarından Örnekler" kitabı Ferruh Arsunar tarafından
    yazılmıştır. 1993 yılında yayınlanan Musa Baran'ın "Çocuk Oyunları" adlı kitabı da
    bulunmaktadır. Sedat Veyis Örnek’ de "Geleneksel Kültürürnüzde Çocuk" isimli kitabında
    çocuk oyunlarının isimlerini belirtmiştir. Hatice Poyraz da “Okul öncesi Dönemde Oyun ve
    Oyuncak” isimli kitabında çocuk oyunlarını ve oynandığı yöreleri araştırmıştır. Fakat bu
    kitaplar tam olarak yeterli sayılmamaktadır. Türk kültüründeki çocuk oyunlarının
    araştırılmasına daha çok önem vermeli ve zaman içerisinde bu oyunların yok olmasına
    seyirci kalmamalıyız
    Türk kültüründeki çocuk oyunlarının araştırılmasına çok daha fazla önem verilmesinin
    ve mümkün olan en yakın zamanda özgün çocuk oyunlarımızın ortaya konmasının büyük bir
    gereksinim olduğunu vurgulamaktır. Bu oyunların diğer kültürlerdeki çocuk oyunları ile
    etkileşimleri de bu konuyu tamamlayıcı, önemle incelenmesi gereken ayrı bir konudur.
    Fotoğraf 1.3: Alanya köy düğünü (Alanya üzesi)
    Çocuk oyunları albümü geliştirmek yöresel oyunları araştırmak için; en çok kullanılan
    yöntem, gözlem yapma veya yetişkin ya da çocuk olarak seçilen kişilerden görüşme yoluyla
    bilgi edinmektir. Bunlarla birlikte anket yöntemi ile bilgi edinme, kitap, dergi ansiklopedi
    gibi basılı yayın araçlarından bilgi tarama, kitle iletişim araçlarından, müzelerden,
    kütüphanelerden, folklor kuruluşlarından, il kültür müdürlüklerinden eğer varsa bu
    kuruluşların yayınlarından yararlanılır.
    Sonuçta oyun, sosyo-kültürel yapının bir parçası ya da bağımsız olarak geliştirilen bir
    üründür. Oyuncaklar ise, oyunu yapılandıran oyun araçlarıdır. O halde oyun albümü
    geliştirirken, toplumların tarihi, sosyal, kültürel, ekonomik yaşantılarını (göçler, savaşlar,
    yiyecek, giyecek kaynakları, ulaşım, çocuk yetiştirme, eğitim, sağlık yöntemleri, sosyal
    kurallar, eğlence, geleneksel davranışlar vb.) incelemek, gözlemek gerekmektedir. Bu
    yaşantıların çocuk oyunlarına yansımasıyla oluşan çocuk oyunu ve oyuncakları ise çocuk
    oyunları albümü geliştirmede yol gösterici olacaktır.
    Çocuk oyunla büyümelidir. EFLATUN
    1.1.1. Gözlem Yoluyla
    Gözlem, amaçlanan bir davranışı, olayı, canlı ya da cansız bir varlığı olabildiğince
    tarafsız ve gereğine uygun olarak izlemektir. Gözlemci, çocuk oyunlarının gözlemini
    yaparken oyunun şartlarını nasıl tanımlayabileceğine, oyunun yapısına ve kurallarına dikkat
    etmelidir. Ayrıca oyunun yetişkin yaşamı ile ilişkisi ve paralellikleri çocuğun oyundan
    kazandığı bilgileri incelemek ve farklı yaş gruplarındaki çocukların oyunlarını karşılaştırmak gerekir.
    Kaydedilen yöresel çocuk oyunlarının araştırılmasında araştırmacı gözlem kayıtlarını
    standart bir gözlem kayıt formuna işlemelidir. Bunun için araştırmacı ya önce düzyazı
    şeklinde gözlem kaydı alıp bunu sonra gözlem kayıt formuna geçirir ya da gözlem yaparken
    doğrudan "gözlem kayıt formuna" bilgileri işaretler ya da not eder. Formda olmayan fazla
    bilgileri ayrıca kaydeder.
    Bunun için geliştirilecek "Çocuk Oyunları Gözlem Kayıt Formu" çok iyi planlanarak
    hazırlanmalıdır. Bununla ilgili örnek olarak "Çocuk Oyunları Gözlem Kayıt Formu"
    verilmiştir ( Çocuk Oyunları Gözlem Kayıt Formu örneği bölüm sonunda verilmiştir.)
    1.1.2. Görüşme Yoluyla
    Görüşme sırasında kaynak kişi olarak seçilen yetişkine ya da çocuğa kaydedilecek
    oyunla ilgili sözlü sorular yöneltilir ve bunlar bir forma ("Oyun Anket Formu" olabilir)
    kaydedilir. Görüşmede çocuğa veya yetişkine yöneltilen sözlü sorular "Oyun Anket
    Formuna" kaydedilir.
    Başka bir yöntemde ise kaynak kişi ile ön görüşme yapılır, istenilen bilgi konusunda
    kısa bir açıklama yapıldıktan sonra kaynak kişiye bir anket formu verilerek doldurması
    istenir. Daha sonra anket formlarındaki bilgiler ayrı, ayrı kayıt formlarına işlenerek analiz
    edilir. (Çocuk oyunlarını görüşme yoluyla kaydetmek üzere bölüm sonunda yetişkinlere ve
    çocuklara yöneltilen anket formu örnekleri verilmiştir.)
    Yöresel oyunları araştırmada kullanılan yöntem, gözlem veya görüşme ya da her ikisi
    de olabilir. Araştırmacı yalnız gözlem yapar veya yalnız görüşme yoluyla bilgi edinir ya da
    daha sağlıklı bilgi edinmek için hem görüşme yoluyla kaynak kişiden bilgi alır hem de
    anlatılan oyunu kendisi gözleyerek oyun kayıt kartını daha doğru bir şekilde doldurur. En
    ideal yöntem budur. Zaman ve şartlar uygun olduğu sürece bu yol izlenerek araştırma yürütülmelidir.
    1.2. Basılı Yayın Araçları (Kitap,Dergi, Ansiklopedi vb.)
    Kitap, süreli yayınlar, ansiklopediler, gazeteler,mahalli yayınlanan gazete ve dergiler
    gibi basılı yayın araçlarından çocuk oyunları albümü oluşturmak pek çok araştırmacının
    diğer yöntemlerle birlikte kullandığı yollardır. Oyunlar ilgili kaynaktan olduğu gibi alınarak
    bir derleme yapılabilir ya da içeriğe bağlı kalarak yeniden yazılabilir. Hatta oyunlar çizimle
    desteklenebilir. Her iki şekilde de önemli olan oyunun esasına bağlı kalınması, içeriğin
    orijinalliğinin bozulmaması ve aynı zamanda anlaşılabilir, sade ve doğru bir Türkçe ile kısa
    ve öz olarak ele alınmasıdır.
    1.3. Kitle İletişim Araçlarından Yararlanma ( Bilgisayar, İnternet, TV)
    Son yıllarda radyo ve televizyonda çocuk programlarına daha fazla yer verilmesi
    sevindiricidir. Çocuk programları kuşaklarında değişik animasyonlar, yarışmalı oyunlar oyun
    albümü hazırlamada kaynak teşkil etmektedir. TV’ de yayınlanan yöresel kültürü ele alan
    programlarda verilen oyunlarda oyun albümü hazırlamada kullanılır. Günümüzde internet
    sitelerinde yayınlanan oyun örnekleri de hem günümüz, hem de geleneksel kültürümüzdeki
    oyunları araştırıp oyun albümü oluşturmamıza ciddi katkı sağlamaktadır. Fakat yine de
    yeterli ve zengin olduğu söylenemez. Çocuk oyunları ile ilgili radyo ve televizyonda
    yayınlanan programlar araştırıldığında, sayılarının çok fazla olmadığı görülür. Yine de bu
    programlardan yararlanılabilir. Ayrıca kitle iletişim araçlarıyla kamuoyuna konuyla ilgili
    duyuru yapılarak, ilgili bilgilerin bu kaynakta toplanması sağlanabilir. Daha sonra bunların analizi yapılabilir.
    Yine kitle iletişim araçlarından yararlanarak değişik ülkelerin ve kültürlerin oyunlarını
    tanımak mümkün olmaktadır.
    Aşağıda Yurdumuzun değişik yörelerine ait çocuk oyunları örnek olarak verilmiştir.
    Hatice POYRAZ, Okul Öncesi Dönemde Oyun ve Oyuncak s.146,176)
    Karadeniz Bölgesi Oyunları
    Ø Oyunun Adı: Saklambaç
    • Oyundaki Çocuk Sayısı: 5-6
    • Oyunun Oynandığı Yer: Bahçe, sokak vs.
    • Oyunun Oynandığı Zaman: Gündüz
    • Oyuncuların Cinsiyeti: Kız-Erkek
    • Oyunda Kullanılan Araç Gereç:Yok
    • Oyuncuların Yaşları: 5 ve daha yukarısı
    • Oyunda Verilen Cezalar: Yakalanan kişi ebe olur.
    Ø Oyun Nasıl Oynanır?
    • Bir kişi ebe seçilir, ebe arkasını döner ve gözlerini yumar.
    • 10'a kadar sayı sayar ve döner bu arada diğer çocuklar saklanmışlardır.
    • Diğer çocukların saklandıkları yeri ebe bulmaya çalışır.
    • Yakaladıklarını yakaladım diyerek sobe yapar, yakalananlar ebe olur.
    Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Oyunları
    Ø Oyunun Adı: Dızz Oyunu
    • Oyundaki Çocuk Sayısı: 7-8
    • Oyunun Oynandığı Yer: Bahçe
    • Oyunun Oynandığı Zaman: Gündüz
    • Oyuncuların Cinsiyeti: Kız-Erkek
    • Oyunda Kullanılan Araç Gereç: Mendil
    • Oyuncuların Yaşları: 7-15
    Ø Oyun nasıl oynanır:
    • Bir kişinin gözleri bağlanır. Diğerleri ondan uzaklaşır.
    • Bir kişi gelir, ebenin yanında "dızz" diyerek ebeye hafifçe vurur.
    • Ebe bu sesin kime ait olduğunu bulmaya çalışır.
    Ø Oyunun Adı: Hala Hala Sacı Ver
    • Oyundaki Çocuk Sayısı: 2
    • Oyunun Oynandığı Yer: Ev
    • Oyunun Oynandığı Zaman: Gece-Gündüz
    • Oyuncuların Cinsiyeti: Kız-Erkek
    • Oyunda Kullanılan Araç Gereç: Yok
    • Oyuncuların Yaşları: 5-6
    Ø Oyun Nasıl Oynanır:
    • Bir kişi iki elini birleştirir.
    • Diğeri parmaklarıın arasına dokunarak "hala hala sacı ver" der.
    • O da(hala rolündeki çocuk) "yukarı bacada" der.
    • Bir daha tekrar eder. "hala hala sacı ver" der.
    • En yukarıya geldiği zaman "elini sok da al" der.
    • Soran "kedi beni ısırır" der.
    • Diğeri "kedi sepetin altında" der.
    • Bu kez "köpek beni ısırır" der.
    • Diğeri "köpek davara gitti" der.
    • Elini sokar, almaya çalışır.
    • Köpek onu “hav, hav” diye havlayarak ısırmaya çalışır(hala rolündeki)
    • O da (çocuk) telaşla elini kaçırmaya çalışır.
    Akdeniz Bölgesi Oyunları
    Ø Oyunun Adı: Tınıs Oyunu
    • Oyundaki Çocuk Sayısı: 2
    • Oyunun Oynandığı Yer: Kumsal
    • Oyunun Oynandığı Zaman: Gündüz
    • Oyuncuların Cinsiyeti: Kız-Erkek
    • Oyunda Kullanılan Araç Gereç: Kibrit çöpü, kürdan veya bir çöp
    • Oyuncuların Yaşları: 5-10
    Ø Oyun Nasıl Oynanır:
    • Kumda iki kişi karşılıklı oturur.
    • Kendilerine göre aralarında kumdan bir set yaparlar.
    • Oyunculardan biri kibrit çöpü büyüklüğündeki çöpü karşıdakine
    göstermeden ellerinin arasında saklar ve onu yerini belli etmeden kumun
    içine gömer.
    • Karşı oyuncu ellerini tarak yaparak kum tınısının, şüphelendiği, tahmin
    ettiği yerine bastırır.
    • Çöpü saklayan oyuncu karşı oyuncunun elini bastırdığı yerin dışındaki yerleri arar.
    • Eğer çöpü bulamazsa karşı oyuncunun ellerini bastırdığı yerleri arar.
    • Bu taktirde çöp saklama karşı oyuncuya geçer.
    Ø Oyunun Adı:Mendil Kapmaca Oyunu
    • Oyundaki Çocuk Sayısı: 8-15
    • Oyunun Oynandığı Yer: Düz bir alan
    • Oyunun Oynandığı Zaman: Gündüz
    • Oyuncuların Cinsiyeti: Erkek
    • Oyunda Kullanılan Araç Gereç: Mendil
    • Oyuncuların yaşları: 12-14
    • Oyunda Verilen Cezalar: Yenilenler yenenleri sırtlarında taşırlar.
    Ø Oyun Nasıl Oynanır:
    • İki grup oluşturulur. Her gruptan bir kişi ortada durur.
    • Ellerinde mendil vardır. Birisi ıslık çalarak oyunu başlatır.
    • Her iki gruptan birinci kişi koşarak ortada duran kendi oyuncularının
    elindeki mendili alarak geriye döner ve 2. sıradaki arkadaşına verir.
    • O da(2. Oyuncu) mendili alarak süratle ortadaki kendi oyuncusuna teslim eder ve geri döner.
    • 3. oyuncu da 1. oyuncu gibi yapar. Bu şekilde devam eder.
    • Her iki tarafta önce bitirmeye çalışır. Önce bitiren oyunu kazanır.
    Ege Bölgesi Oyunları
    Ø Oyunun Adı: Kibrit Oyunu
    • Oyundaki Çocuk Sayısı: 2-3
    • Oyunun Oynandığı Yer: Ev
    • Oyunun Oynandığı Zaman: Her zaman
    • Oyuncuların Cinsiyeti: Karışık
    • Oyunda Kullanılan Araç Gereç: Kibrit
    • Oyuncuların Yaşları: 9-10
    Ø Oyun Nasıl Oynanır:
    • 2 veya 3 çocuk oynar. Ellerinde bir tane kibrit kutusu vardır. Sabit bir
    sayı belirler.
    • Oyunculardan biri kibriti atarak oyuna başlar.
    • Kibrit yerde dik durursa 50 puan alır,
    • Yatay durursa 10 puan, düşerse de oyuncu puan alamaz.
    • Sıra diğer oyuncuya geçer. Önemli olan 250 puana ulaşmaktır.
    • Ulaşan oyuncu oyunu kazanır ve puan alır. (Yüksek puanı olan oyunun birincisi olur.)
    Ø Oyunun Adı: Esir Almaca
    • Oyundaki Çocuk Sayısı: 6 kişi 2 grup
    • Oyunun Oynandığı Yer: Bahçe
    • Oyunun Oynandığı Zaman: Her zaman
    • Oyuncuların Cinsiyeti: Karışık
    • Oyunda Kullanılan Araç Gereç: iki tane ağaç
    • Oyuncuların Yaşları: 6
    Ø Oyun Nasıl Oynanır:
    • Oyuncular iki gruba ayrılır.
    • Her grubun kale diye nitelendirdiği bir ağacı vardır.
    • A kalesinden önce çıkan B kalesinden sonra çıkandan güçsüzdür.
    • B'nin oyuncusu A'nın oyuncusuna değerse onu esir almış olurlar.
    • O kişi B kalesinin yanında ayakta bekler ta ki kendi arkadaşlarından biri
    onu kurtarıncaya kadar
    • Oyuncular ağaçlarına değdikleri zaman güç alırlar onları kimse yakalayamaz.
    • Eğer karşı takımın oyuncularından biri kendisine hiç değmeden karşı
    takımın ağacına yani kalesine değerse KALE diye bağırır ve böylelikle puan kazanmış olur.
    2. OYUN ALBÜMÜ HAZIRLAMA
    Çocuk oyunlarının doğup gelişmesi değişik toplumlarda benzer özellikler gösterir.
    Oyunlar, aynı nedenlerle, aynı gereksinimlerle doğar, yani evrenseldir. Oyunun evrensel
    rolü, kültürden kültüre değişmektedir. Örneğin, ilkel kabilelerde yetişen çocukların
    yaşamları tüm kabilenin yaşamına doğrudan bağlıydı. Çocuklar yetişkinlerin yaptıkları işleri
    ve birbirleriyle olan ilişkilerini doğrudan doğruya deneme olanağına sahiptiler. Tüm
    toplumsal yaşam çocuğa açıktı. Zorunlu tüm faaliyetlerin gözle görülebilir olması nedeniyle,
    çocukların bunları öğrenmesi ve kendine mal etmesi için, yetişkinler özel bir çaba
    göstermiyordu. Kız çocukları anneleri ile çalı çırpı toplamaya gidiyor, erkek çocuklar ise
    babalarıyla birlikte ava çıkıp oyuncak ok ve yayla hayvan avlıyordu.
    Özellikle gelişmekte olan toplumlarda bazı oyunlarda kutsallık kavramı ve dinin etkisi
    gözlenmektedir. Dünyanın pek çok yerinde maskeli festivallere, ölümle ilgili anlatılan ilginç
    hikâyelere, cadılar, hayaletler, devler, periler gibi hayali varlıklarla ilgili anlatılan masallara
    rastlanmaktadır. Bunun yanı sıra gelişmiş ülkelerde de uzayla ilgili kavramları içeren
    oyunlar ve oyuncaklar daha sık görülmektedir. Uzay gemileri, uçan daireler, uzaylılar,
    ışınlanan varlıklar (Füzeler, uçaklar, askerler, strateji oyunları, satranç,' monopoly oyunları,
    piyango vb.) ve silahlar gibi oyuncaklar ile onlardan türetilen oyunlar görülür.
    Çocuk oyunları, toplumun sosyo kültürel yansıması, tarihi değer taşıması ve gelecek
    nesillere aktarılması nedeniyle büyük ihtiyaç duyulan değerli bir kaynaktır.
    2.1. Çocuk Oyunları Albümü Hazırlamada Dikkat Edilmesi
    Gereken Noktalar
    Ø Okul öncesi çocuğuna uygun oyun seçimi,
    Ø Oyunların kaynağını belirterek listeleme,
    Ø Oyunun hangi gelişim alanı için etkili olduğunu belirtme,
    Ø Oyunların hangi yaş grubu için uygun olduğunu belirtme,
    Ø Oyunun kurallarını belirtme gibi içeriklerde düzenlenebilir.
    Çocuk oyunları ile ilgili albümler özelliklerine göre farklı içeriklerde düzenlenebilirler.
    Bunları aşağıdaki gibi sınıflandırabiliriz.
    2.2. Kaynaklardan Çocuklara Uygun Oyun Seçimi
    Çocuk oyunları, bir toplumun sosyo-kültürel yansıması olduğuna göre büyük değer
    taşıyan bilgilerdir. Bu nedenle hazırlanacak oyun albümleri, hem tarihi bir değer taşıması ve
    ait olduğu kültürü yansıtması hem de gelecek nesillere aktarılması bakımından büyük bir
    ihtiyaç ve değerli bir kaynak olarak saklanacaktır. Çocuk oyunları ile ilgili albümler
    özelliklerine göre farklı içeriklerde düzenlenebilir.
    Okulöncesi dönemde eğitimin temelinde oyun vardır. Eğitimci öncelikle çocukların
    yaşlarını, gelişim özelliklerini, yeteneklerini ve becerilerini dikkate alarak oyun seçmelidir.
    Örneğin psiko-motor becerileri geri olan bir çocuk beceri isteyen bir oyuna zorlandığında, ilk
    denemede başarısız olacağından oyuna devam etmek istemeyebilir. Ayrıca oyun için seçilen
    mekân, (Masa başı oyunları, açık hava oyunları, sınıf–salon oyunları gibi.) oyun araç-gereci
    ilgi çekici sağlam tehlikesiz olmalı ve yeterli sayıda olmalıdır.
    Fotoğraf 2.1:Masa başı oyunu
    Basılı yayın araçları (kitap, dergi, ansiklopedi ) ve televizyon, radyo, internet gibi kitle
    iletişim araçlarını tarayarak okulöncesi çocuğunun ilgisini çekebilecek, eğitim ve öğretime
    destek olacak, uygulanması okul şartlarına uygun oyun örnekleri seçilmelidir.
    2.3. Oyunların Kaynağını Belirtme
    Bunları şu şekilde sınıflandırabiliriz:
    Ø Kültürel özellik taşıyan çocuk oyunları albümü düzenlemek.
    Bu albüm kendi ülkemiz oyunlarını içeren albüm şeklinde hazırlanabilir.
    (Örn. "Türk Kültüründe Çocuk Oyunları, Geleneksel Çocuk Oyunlarımız "vb.)
    Bu albüm, farklı kültürlerin çocuk oyunları için de hazırlanabilir.
    (Örn. "Japon Çocuk Oyunları, Fransız Çocuk Oyunları” vb.) gibi.
    Ø Kültür farkı gözetmeksizin düzenlenecek evrensel özellik taşıyan çocuk
    oyunlarından oluşan Evrensel Çocuk Oyunları Albümü de düzenlenebilir.
    Oyunları Albüme Not Ederken Kaynağını;
    Ø Geleneksel kültürümüzden,
    Ø Farklı kültürden alınma,
    Ø Kaynağı belli olmayanlar,
    Ø Kaynak basılı yayın araçlarından ise; adı, yazarı, yayın tarihi, yayınevi, sayfanın belirtilmesi
    Ø Kitle iletişim araçlarından ise programın adı, kanalı yayınlandığı tarih ve saat
    gibi bilgilerin verilmesi yararlı olacaktır.
    Ø Böylece aynı kaynağa başvurmak gerektiğinde kaynağın rahatlıkla
    bulunabilmesi mümkün olacaktır. Ayrıca eğitim öğretimde yararlanılabilecek iyi
    kaynaklar tespit edilmiş olacaktır.
    2.4. Oyunun Hangi Yaş Grubu İçin Olduğunu Belirtme
    Çocuğun yaşına uygun oyunları seçmek çok önemlidir. Çocuğun yaşı ne kadar küçükse oyun
    ihtiyacı da o kadar fazladır. Bu nedenle çocuklar için çeşitli oyun alanları hazırlanmalı ve
    çocuğun kendi akranlarıyla oynamasına fırsat verilmelidir.
    Farklı yaş gruplarına göre hazırlanacak oyun albümleri;
    Ø 0–2 yaş grubu için süt çağı oyunları,
    Ø 3–6 yaş çocuklar için okulöncesi çocuklarına uygun oyunlar (anaokulu),
    Ø İlköğretim çağı çocuk oyunları,
    Ø Gençlik dönemi oyunları gibi, farklı yaş gruplarının oyunlarını içerir.
    2.4.1. Süt Çağı Oyunları
    Çocuğun bu yaşta bilinçsiz ve içgüdüsel olan hareketleri ile doğal olarak yaptığı
    devinimlerle yaptığı oyunlara İşlev Oyunları denir. Bu tür oyunlar çocuğun yüzünü
    organlarını tanımasına yardımcı olur.
    Araba.
    Ø Araba geldi (Çocuğun yanaklarına dokunulur )
    Ø Durakta durdu (Çocuğun alnı ve çenesine dokunulur)
    Ø Biip dedi.(Çocuğun burnuna dokunulur)
    Ördek Ailesi
    Ø Bu baba ördek (Baş parmak gösterilir).
    Ø Bu da anne ördek (Diğer baş parmak gösterilir).
    Ø Bunlar da yavruları (Elin diğer parmakları gösterilir).
    Ø Vak, vak diyorlar (İki el üst üste konur gaga yapılır.)
    Ø Derede yüzüyorlar (Yüzme hareketleri yapılır.)
    Ø Bir balık görünce
    Ø Yakalayıp yiyorlar. (Yeme hareketleri yapılır.)
    2.4.2. Okulöncesi (Anaokulu) Oyun Örnekleri
    Yattı Kalktı
    Her çocuğa birer renk ismi verilir. ör:İsmi kırmızıysa,bu çocuk ‘kırmızı yattı kalktı’
    der, yatıp kalkar ve hemen bir arkadaşının aldığı renk ismini söyler. ör:sarı der. Sarı ismini
    seçmiş çocuk da aynı şekilde sarı yattı kalktı der,yatıp kalkar. Bu şekilde oyun devam eder.
    İpte Yüzük Oyunu
    Uzunca sicim ipe yüzük geçirilip iki ucu düğümlenir. Oyuncular arasından bir ebe
    seçilir ve diğer çocuklar halka olur, ebeye sezdirmeden yüzüğü saklar. Ebe de saklanan
    yüzüğü bulmaya çalışır. Yüzüğü bulamazsa başka bir ebe seçilerek oyun sürdürülür.
    2.4.3. İlköğretim Çağı Çocuk Oyun Örnekleri
    Tepeden Top Çevirme Oyunu
    İki ya da daha çok takıma ayrılan çocuklar, aralarında birer adım ara kalacak şekilde
    ve kollarını dümdüz yukarıya kaldırarak arka arkaya sıraya geçerler.
    Uygulama: Verilen işaretle, ilk oyuncu gövdesini arkaya doğru eğdirerek, topu başının
    üzerinden ikinci oyuncuya geçirir ve derhal sıranın sonuna geçer. Oyun, başlangıçtaki
    pozisyona ulaşıncaya kadar sürdürülür.
    Kural: Çocuklar topu başlarının üzerinden arkadaki arkadaşına verecektir. Hangi
    grubun topu son oyuncuya en erken ulaşırsa o grup oyunu kazanır.
    Şekil 2.1: Tepeden top geçirme oyunu
    2.4.4. Gençlik Dönemi ve Farklı Yaş Gruplarının Oyun Örnekleri
    Bezirgan Başı
    Eğitimci önce çocuklara oyunun kuralını anlatır. Bir kız bir erkek öğrenci olmak üzere
    iki çocuk seçer. Çocuklar ellerini köprü şeklinde birleştirirler. Diğer çocuklarda sıraya girer.
    Bütün çocuklar hazır olunca oyunun şarkısı söylenerek oyuncular kız ve erkek çocukların
    etrafından dolaşırlar ve şarkıyı söylerler.
    Ø Aç kapıyı bezirgan başı, bezirgan başı.
    Ø Kapı hakkı ne verirsin?, ne verirsin?
    Ø Arkamdaki yadigar olsun, yadigar olsun,
    Ø Bir tavşan, iki tavşan, üçüncüde dolaba kaçan
    Öğretmen şarkıyı söylerken çocuklar köprünün altından geçerler. Üçüncü tavşan
    dolaba kaçan dendiğinde o çocuk halkanın içinde kalır. Bu arada ebe olarak seçilen
    çocuklara bir hayvan ismi tutmaları söylenmiştir. Köprüde kalan çocuğa diğer çocuklar
    duymadan hangi hayvanı seçeceği sorulur.( Kuş mu? Tavşan mı?) Hangi hayvanı seçerse
    onun arkasına geçmesi söylenir. Oyun bütün çocuklar köprüde kalan kadar devam eder.
    Bütün çocuklar ebelerinin arkasına geçtikten sonra çekişmece yapılır. Çekişmede başarılı
    olan grup oyunu kazanır.
    2.5. Oyunun Hangi Gelişim Alanı İçin Etkili Olduğunu Belirtme
    Oyun sırasında çocuğun duyuları çok iyi çalışır hareket becerileri gelişir. Oyun
    oynayan çocuk hem oyuncaklarıyla hem de diğer çocuklarla sürekli olarak sözel alışveriş
    yapar. Böylece oyun yoluyla çocuğun sözcük dağarcığı gelişmektedir. Çocuk oyun yolu ile
    gelecekteki rollerini öğrenmeye başlar, oyun arkadaşlarına uyum sağlar, sosyal ilişkileri
    güçlenir. Genelde çocuklar evcilik oyunları ile yetişkin rollerine hazırlanırlar. Çocuğun oyun
    sayesinde psiko-motor becerileri, tepkisi, dikkati artar, büyük küçük kaslarını denetim altına
    alır, denge ve hareketlerinde esneklik ve çeviklik sağlar. Çocuk atlama, zıplama, yüzme,
    tırmanma, vb. hareketlerle büyük kasları gelişir. Oyun hamuru ile oynama kâğıt kesme,
    katlama vb. etkinliklerle de küçük kasları gelişir. Böylece el-göz koordinasyonu gelişmiş
    olur. Çocuk, kavramları, cisimleri, toplumsal kuralları, haklarını ve mücadele etmeyi oyun
    içerisinde önce algılar, anlar, sonrada öğrenir ve geliştirir.
    Eğitimci kendisine ait oyun albümünü hazırlarken uygulamalarda rahatlıkla
    yararlanabileceği oyunları seçmelidir. Başarılı bir eğitimci, her çocuğun geliştirilmesi
    gereken yönlerini iyi tanır; hangi oyunların çocukta hangi yönleri geliştireceğini iyi bilir;
    oyunları seçerken ve uygularken, çocuğu bütün yönleriyle ve bütünlük içinde geliştirecek
    yolları özenle arar, bulur, uygular.
    Eğitimci oyun faaliyetleri ile çocuğun tüm gelişimlerine yardımcı olmayı
    hedeflemelidir. Seçtiği oyunların çocuğun tüm gelişimini destekleyici nitelikte olmasına
    (fiziksel, psiko-motor, sosyal, duygusal, bilişsel, dil ve öz-bakım) dikkat etmelidir.
    Oyun, genel olarak çocuğu birçok yönden etkiler ve gelişmesine katkıda bulunur.
    Oyunların türlerine göre etkileri farklılık gösterirken genel etkileri şu şekilde sıralanabilir:
    Ø Fiziksel ve motor gelişimi destekleyen çocuk oyunları,
    Ø Bilişsel alan ve dil alanını destekleyici çocuk oyunları,
    Ø Sosyal-duygusal gelişimi destekleyici çocuk oyunları,
    Ø Öz-bakım becerileri ile ilgili çocuk oyunları.
    Çocuk oyunlarını yukarıdaki gibi gelişim alanlarına göre gruplayarak albüm oluşturabiliriz.
    2.5.1. Fiziksel ve Motor Gelişimi Destekleyen Çocuk Oyunları
    Çocukların, okul öncesi dönemde büyük ve küçük kaslarını geliştirmek ;
    gerekmektedir. Bu iş için de, en kolay yöntemin oyun olduğunu söyleyebiliriz. Devinebilme
    yeteneğini, çocuk, büyük kaslarını kullanarak elde eder, geliştirir.
    Yürüme, koşma, atlama, tırmanma vb. devinimleri gerektiren oyunlar, çocuğun büyük
    kaslarının gelişmesine olanak sağlar. Oyunun içerisinde, özellikle mücadele oyunları
    içerisinde, çocuklar sürekli olarak koşmak, zıplamak, tırmanmak, çekmek, itmek, boğuşmak,
    taşımak kısaca vücut özellikleriyle mücadele etmek durumundadırlar. Çocuk, sahip olduğu
    fiziksel yetenekleriyle diğer oyunculara karşı bir yarış halindedir. Bu mücadelede çocuğun
    içerisine girmiş olduğu hareketlilik öncelikle solunum, dolaşım ve sindirim sistemini olumlu
    etkilemektedir, ayrıca iç salgı bezlerinden daha fazla salgılama yapılmasına katkıda
    bulunarak gelişmesini hızlanmaktadır. Her şeyden önce, hareket ihtiyacını karşıladığı,
    beslenme yoluyla aldığı kaloriyi hareketle tükettiği için iştahının açılmasına, dolayısıyla
    sağlıklı beslenmesine yardımcı olmaktadır. Bilindiği gibi, özellikle kentlerde yaşayan, oyun
    alanlarından yoksun çocukların en büyük problemlerinden biri, iştahsızlıktır.
    Doğal gelişim süresi içinde iştahı yerinde olan çocuk aldığı besinleri hareketlerle, yani
    oyunla birleştirdiği zaman, adalelerinde ve kaslarında güçlenme meydana gelir. Yani kuvvet,
    çabukluk ve dayanıklılık gelişir. Ayın zamanda oyun aktiviteleri, kemik yapısını ve eklem
    yapılarını da hem güçlendirir hem de geliştirir. Bu gelişim, oyun aktiviteleri içerisinde
    zorlanan organizmanın, bu zorlanmayı yenebilmek için, kendini yenilemesi ve adaptasyonu esasına dayanır.
    Fiziksel gelişim ile sağlığı, ayrı, ayrı düşünmek yanlıştır. Sağlık ve fiziksel gelişim iç
    içedir. Hareketli oyunlar aynı zamanda duyu organları, sinir sistemi, algılama ve yorumlama
    üzerine de olumlu etkide bulunurlar.
    Anaokullarında uygulanan yaratıcı etkinlikler ve masa oyunları da çocuğun küçük
    kaslarını geliştirmekte çok yararlı olan etkinliklerdir. Oyun yoluyla çocuk, bedensel açıdan
    daha rahat gelişir, kasları ve organları daha iyi ve eşgüdümlü çalışır. Bazı çocuklar, oyun ve
    benzeri etkinliklere başlama yönünden güvensiz ve ürkektirler. Böyle çocuklar, kendi
    başlarına yapmaktan çekindikleri bazı devinimleri, arkadaşlarıyla oyun içinde daha kolay
    gerçekleştirebilirler. Böylece psiko-motor gelişimleri de sağlanmış olur.
    2.5.1. Fiziksel ve Motor Gelişimi Destekleyen Çocuk Oyun Örnekleri
    Hareketli Oyun Bayrak Kapmaca Oyunu
    Çocuklar sayışma sonucu iki gruba ayrılır ve yüzleri öğretmene dönük şekilde arka
    arkaya dizilirler. Başla komutu ile öndeki iki çocuğun ayın anda koşarak öğretmenin elindeki
    bayrağı önce kapmalarına rehberlik edilir.
    Şekil 2. 3: Bayrak kapmaca oyunu
    Çömel Kurtul
    Çocuklar arasından bir ebe seçilir. Sınırları belirlenmiş bir alan içinde ebe
    arkadaşlarını kovalamaya başlar. Ebeye yakalanmamak için diğer çocukların çömelmesi
    gerekmektedir. Ebe tarafından ayakta ya da koşarken yakalanan çocuk ebe olur. Yeni ebe
    olan çocuk ( ben ebeyim )diye bağırır ve kendini böylece arkadaşlarına tanıtır. Ebe olan yine
    arkadaşlarını yakalamaya çalışır ve oyun bir süre bu şekilde oynanılır.
    Parmak Oyunu
    Evimizde Bir Köpek Var Oyunu
    Evimizde bir köpek var, gece, gündüz kemik arar. Gel kuçu, kuçu (El ile gel işareti yapılır.)
    Ø Tut kuçu, kuçu (İki el parmak uçlarından birleştirilir.)
    Ø Yut (İki elle birlikte yutma işi yapılır.)
    Ø Evimizde bir kedi var, gece, gündüz fare arar.
    Ø Gel pisi, pisi (El ile kedi çağırına hareketi yapılır.)
    Ø Tut pisi, pisi ( İki el parınak uçlarından birleştirilir.)
    Ø Yut ( İki elle birlikte yutma işi yapılır.)
    Ø Evimizde bir tavuk var, gece, gündüz yumurta arar. Gel gulu, gulu. (El ile gel işareti yapılır.)
    Ø Tut gulu, gulu (iki el parmak uçlarından birleştirilir.)
    Ø Yut (İki el birlikte yutma işi yapılır.)
    Bisikletim
    Bisikletimin rengi kırmızı (iki ek öne uzatılır, avuçlar yukarı bakar)
    Sarı ve mavi çizgili (Sağ el ile aşağı doğru çizgi hareketi yapılır.)
    Ø Ona binince ben ( İki el beden üzerinde birleştirilir.)
    Ø Neşe ile uçarım hemen ( İki elle uçma hareketi yapılır.)
    Ø Pedalları çevirir. (Ayak ile pedal çevirme hareketi yapılır.
    Ø Etrafı seyrederim. (İki el kaşlar üzerine konur ve bakma hareketi yapılır.)
    Ø Çok hızlı gitmem ( İki el ile hayır anlamına gelen hareket yapılır.)
    Ø Dikkatlice biner (Sağ el işaret parmağı ile ikaz hareketi yapılır.)
    Ø Neşe ile gülerim.(Mutlu ifadeyle etrafa bakılır)
    Fotoğraf 2.2:Parmak Oyunu
    2.5.2. Bilişsel Alan Ve Dil Alanını Destekleyici Çocuk Oyunları
    Çocuk, çevreyi ve doğayı oyun yoluyla tanır. Sorular sorarak gerekli bilgileri edinir.
    Bilgilerini başkalarına aktarır. Merak duygusunu geliştirir ve giderir. Mantık yürütmeyi,
    yargılamayı öğrenmeğe, neden-sonuç ilişkisini sezmeğe başlar. Oyunda ortaya çıkan
    sorunları görmeyi, bunlara çözüm bulmayı öğrenir. Rahat konuşma alışkanlığı kazanır.
    Oyunun zihinsel gelişime en başta gelen etkisi, öğrenmedir. Çocuk oyunda her çeşit
    kavramı ve nesneyi tanıyarak, kullanma özelliklerini, görevlerini öğrenir. Bu öğrenme,
    zihinde bir bilgi birikimi ve çalışma açısından gelişmedir. Ayrıca öğrenilen kavram ve
    nesnelerin ifade olarak kullanılması, kelime ve dil dağarcığına katılması, ayrı bir özelliktir ve
    dil gelişimini sağlamaktadır. Oyun içerisinde çocuk sürekli olarak zihinsel faaliyet
    içerisindedir. Yani oyuna, çocuğun zihinsel antremanı da denilebilir. Çünkü, yeni kavramları
    ve nesneleri tanıma ve kullanmayı öğrenen çocuk, farkında olmadan bu kavramları ve
    nesneleri birbiri ile mukayese ederek özelliklerini kavramaya çalışır. Oyun anında çocuk
    sürekli olarak düşünme, algılama, kavrama ve simgeleme gibi zihinsel yönden, soyut
    yetenekler açısından bir faaliyet içerisindedir. Bu da zihinsel gelişimi etkileyen önemli
    faktörlerdendir. Oyun akışı içerisinde çocuklar, diğer çocukların (rakiplerin) durumları ile
    ilgili de tahminde bulunma ve akıl yürütme durumundadırlar. Bu, birtakım verilere
    dayanılarak yapılan akıl yürütme, ileriki hayatta bilimselliğin ,temelini oluşturmaktadır.
    Piaget' in çocuklarda değişik zekaların kökleri ve gelişmeleriyle ilgili çalışmalarının pek çok
    psikoloğa rehberlik etmesi, çocuklarda akıl yürütme ile bilimsel sezgi arasında ilişki arama
    çalışmaları yapılmasını ağlamıştır.
    Oyun içerisinde çocuk sürekli olarak oyunun kurallarını, rakip oyuncuların
    durumlarını ve kendi yeteneklerini mukayese etme durumundadır
    Çocuğun oyunda, içerisine girmiş olduğu bu zihinsel çalışma doğru olarak algılama,
    yorumlama, değerlendirme ve karar verme gibi zihinsel yeteneklerin gelişmesini sağlar.
    Esasında şurası unutulmamalıdır ki, zihinsel gelişim dil, fiziksel, psiko-motor, sosyalduygusal
    gelişimden ayrı olarak düşünülemez. Bunların hepsi bir arada gelişir ve birbirini tamamlar.
    Ben Kimim? Oyunu
    Eğitimci çocukların arasından bir ebe seçer. Ebe ve diğer oyunculara oyunun kuralları
    açıklanır. Ebenin gözleri bir eşarpla bağlanır. Ebenin gözleri bağlıyken eğitimci diğer
    çocuklardan seçtiği bir çocuğun ebenin önüne gelmesini ister. Ebenin önündeki çocuk sesini
    değiştirerek ben kimim?der. Ebe karşısında duran arkadaşını sesinden tanımaya çalışır. Bir
    kerede bilemezse ebenin karşısındaki çocuk yine tekrarlar. Ben Kimim? Eğer ebe çocuğu
    tanırsa alkışlanır. Üç defa sorulduğunda da tanıyamazsa alkışlanmadan yerine geçer.
    Resim 2. 4: Ben kimim oyunu
    Dikkat Oyunu
    Beş soruma yanlış cevap verebilir misiniz?
    Oyunu yöneten, arkadaşlarına:
    Beş soruma kim yanlış cevap verebilir, der. Bütün oyuncular, "bundan daha kolay ne
    var" diye düşünebilirler. İsteyenlerden birisi ortaya çağrılır. Ya da sayışma tekerlemesi ile
    ebe seçilir. Yönetici sorularına başlar:
    Ø Tavşanın kaç ayağı var? Gönüllü çocuk tabii buna yanlış bir cevap verecektir.
    İkinci ve üçüncü sorular da yanlış cevaplandıktan sonra, yönetici dördüncü sorusuna geçer:
    Ø Acaba kaçıncı sorudayım? Gönüllü oyuncu boş bulunup:
    Ø Dördüncü sorudasınız. deyince doğru cevap verdiği için oyunu kaybedecektir.
    Ø Oyun sorulara yanlış cevap verilince sona erer. Kural beş soruda yanlış cevap vermemeyi sağlamaktır.
    Cümlemi tamamla!
    Eğitimci, çocuklara herhangi bir olayı anlatırken sözünü keser ve bir oyuncuyu işaret ederek:
    Cümlemi tamamla ! der. Bunun üzerine oyuncu eğitimcinin yarıda kalan cümlesini
    kendi isteğine göre ve anlamını kaybetmeden devam eder. Gerekirse o da başka bir arkadaşını işaret ederek :
    Ø Cümlemi tamamla ! der.
    Ø Oyun sırasında en güzel ve anlamlı cümle tamamlayanlar alkışlanır ve başarılı olurlar.
    2.5.3. Sosyal-Duygusal Gelişimi Destekleyici Çocuk Oyunları
    Çocuğun, duygusal ve sosyal gelişiminde de oyunun etkisi büyüktür. Çocuk oyun
    yoluyla, duygusal sorunlarını açıklayarak çözüm yoluna gider; ben-merkezci'likten kurtulur;
    çevreyle, başka şeylerle ve arkadaşlarıyla daha çok ilgilenir; sevinç ve hoşlanma duyar;
    kendine olan güvenini geliştirir; güzel duyu beğenisi kazanır; kendi cinselliğine özgü rolleri
    öğrenir, yineler ve toplumsal ortamdaki cinsel rolünü benimser; toplumsallaşmayı,
    başkalarının hak ve özgürlüklerine saygı göstermeyi, kendi hak ve özgürlüklerini korumayı,
    yardımlaşmayı, paylaşmayı, dayanışmayı, birlikte çalışmayı ve görgü kurallarını öğrenir ve
    uygular. Birçok bilim adamı kişilik gelişmesinde oyunun çok önemli bir rolü olduğunu tespit
    etmiştir. Hatta ileriki yaşlarda ortaya konulan kişilik özelliklerinin, psikolojik yansımaların,
    çocuklukta oynanan oyunlar içerisinde şekillendiği (yapılandığı) ileri sürülmektedir.
    Çocuk oynadıkça duyguları keskinleşir, yetenekleri serpilir, becerisi artar. Çünkü,
    oyun en doğal öğrenme ortamıdır. Duyduklarını, gördüklerini sınayıp denediği,
    öğrendiklerini pekiştirdiği, yanlışlarını düzelttiği bir deney ortamıdır.
    Oyun ne kadar basit olursa olsun, oynayanlar üzerinde mutlaka bazı etkileri vardır.
    Çocuklar başkalarına saygıyı öğrendikleri kadar, kendilerine de saygıyı öğrenirler.
    Başkalarının haklarına saygılı olurken, kendi haklarını korumak için mücadele verirler ve
    saygıyı gerçekleştirirken, mücadele etmeyi de öğrenmiş olurlar, böylece mücadele azimleri
    gelişir. Grup oyunlarında yönetmek ve yönetilmek durumları söz konusudur. Bu gibi
    durumlarda bazı çocuklar, kendilerini ve fikirlerini kabul ettirmek, diğerlerini yönetmek
    isterler ve karşılıklı etki altına alma savaşı başlar. Bu, çocuklarda yöneticilik, liderlik
    özelliklerini geliştirir. Oyunlar içerisinde çocuklar dürüstlüğün tercih edilmesinden dolayı,
    kişiye saygınlık kazandırdığını öğrenerek, dürüstlüğü benimserler. Oyunu kazanmak için
    oyuncular farklı seçenekler denemek, farklı teşebbüslerde bulunmak zorundadırlar. Bu
    özelliği ile oyun, pasifleri aktifleştirir, korkakları cesaretlendirir. Kendine güven, kendini
    denetleme, çabuk karar verme, işbirliği yapma, doğruluk, haklarını koruma ve disiplin gibi
    kişisel özellikler de oyun içerisinde kazanılır. Yer ve oyun araç-gereçlerinin paylaşılmasına
    ek olarak, duygular ve düşüncelerin de paylaşılması, dayanışma içinde çalışma ve iyi
    geçinme, yine oyun içinde öğrenilir. Oyun çocuklara görgü kazandırır. Doğa ve insan
    sevgisi, vatan sevgisi, ülkeye bağlılık gibi kavramları çocuklar oyun ortamında kazanırlar.
    Oyun oynayan çocuk kendi hayal dünyası içindedir. Ancak, işlediği konular gerçek
    konulardır. Kendi hayalleri ile gerçekleri karıştırır, bu da, çocukta yaratıcılık özelliğini
    geliştirir. Aslında her yaratıcılığın kaynağında oyun vardır. Resim çizgilerle, müzik
    notalarla, şiir sözlerle, dans hareketlerle oynanan oyun değil midir?
    Çocuk, oyun ortamında özgür olmalı, oyundaki bütün problemleri kendi başına
    çözmelidir. Çözemediği takdirde dışarıdan birinin değil, oyun arkadaşlarının yardımcı
    olmasını ister. Bu davranışlar çocuğun büyüdüğünde karşılaştığı güçlükleri kendi kendine
    çözmesi için hazırlıktır. Çocuğun oyunu, oyun içindeki davranışları büyükler tarafından
    kısıtlanır ve engellenirse büyüdüğünde özgürce davranamayan, pısırık, kararsız bir kişilik ortaya koyar.
    Yaklaşık olarak dokuz yüzyıl önce yaşamış Türk bilgini İbni Sina, oyunu çok seven
    bir insanmış. Çocukluğunda bir gün oynarken yaşlı bir adam, "Sen çok akıllısın, ileride bilim
    adamı olacaksın, sana oyun yaraşır mı? Derslerine çalış" dediğinde, henüz çocuk olan İbni
    Sina şu cevabı verir; "Her yaşın bir hali vardır. Çocukluğun yakışığı da oyundur. Her yaşın hakkı verilmelidir" .
    Oyun, çocukluğun yakışığı olduğu kadar gereğidir de. Çocuk, hayatı oyun içerisinde
    tanır. Aileden getirmiş olduğu özellikleri oyunda test eder, şekillendirir. Almış olduğu
    eğitimi oyuna yansıtır. Aile ortamında her istediği yapılan, bir dediği iki edilmeyen çocuk
    başlangıçta oyun oynamakta zorlanır. Bencil davranır, paylaşmaya yanaşmaz, çabuk küser,
    mızıkçılık eder, zora gelince büyüklere şikâyete gider. Başlangıçta belli bir seviyeye kadar
    bu davranışlar normaldir, ama, bazı çocuklarda çok belirgindir. Özellikle de ev dışında az
    oyun oynayan çocuklarda sıklıkla görülür. Böyle çocuklar uzun süre başkalarının oyunlarını
    izlerler, oyuna katılmazlar. Sürekli oyun dışında kalan ya da hep yalnız oynayan çocuk, grup
    oyunlarında ciddi bir uyumsuzluk içinde kalır. Oyun içerisinde bencil ve saldırgan
    davranışlarda bulunan çocuk, ya ana babasının tutumunu oyuna yansıtıyordur ya da evinde
    sindirilen, kısıtlanan bir çocuktur. Oyunda hep silik kalan, başkalarını izleyen çocuk da
    bağımlı yetiştirilmesini yansıtıyordur. Sonuç olarak, kazanılan olumlu-olumsuz nitelikler
    oyun içerisinde sınanır. Oyun, kazanılan olumlu niteliklerin pekiştirildiği, olumsuz
    niteliklerin de değişime uğradığı bir deneme alanıdır.
    Oyun, bir grup çalışmasıdır ve kendine özgü kuralları vardır. Bu kurallara uymayanlar
    oyun dışında kalırlar. Bütün çocuklar kurallara uymayanlarla oyun oynamak istemezler ve
    onları oyun dışı bırakırlar; böylelikle cezalandırmış olurlar. Hiç bir çocuk bu duruma düşmek
    istemez. Oyunun bu niteliği çocuklara kurallara uymayı öğretir. Birey büyüdüğünde de
    toplumun kurallarına uyar ve toplumla uyumlu hale gelir. Çocuklar oyun içerisinde
    başkalarının (karşı oyuncuların) haklarına saygı göstermek, mağlubiyeti kabullenmek
    zorundadırlar, aksi halde yine oyun dışı kalırlar. Böylelikle isyan etmemeyi, başkalarına
    saygıyı ve kabullenmeyi öğrenirler, bu da toplum hayatında oldukça önemlidir ve oyun
    içerisinde öğrenilir.
    Oyun içerisinde çocuk, farklı kültürlerden ve farklı ortamlardan gelen diğer
    oyunculara karşı hoşgörülü olmak, onlarla iyi ilişkiler kurmak zorundadır. Çünkü, birlikte
    oyun oynamanın sürekliliği buna bağlıdır. Çocuk, oyunda uyumlu olmayı öğrenmenin
    yanında, bireylerin oluşturduğu ve kendinin de içinde bulunduğu, toplumu da tanır.
    Toplumun koymuş olduğu iyi kötü, Doğru ve yanlış kavramlarını öğrenir. Örnek olarak,
    hırsız polis oyununda, hırsızlığın veya başka bir oyunda yalan söylemenin, kötü olduğunu
    öğrenir. Oyunda çocuk sosyal rolleri ve meslekleri de tanır. Örneğin evcilik oyununda annebaba
    rollerini, doktorculuk oyununda bu mesleği tanır ve öğrenir. Grup oyunlarında çocuk,
    mensup olduğu (taraf olduğu) grubun çıkarlarını kendi çıkarlarından önde tutmak
    zorundadır. Böylelikle çocukta mensubiyet (bir millete ait olma) ve fedakarlık (mensup
    olduğu grup için) duyguları gelişir ve pekişir. Oyun içerisinde kazanılan, kendi haklarını
    koruma, başkalarına saygı, işbirliği ve paylaşma, kurallara uyma, iyi-kötü, doğru yanlış
    ayrımını yaparak iyiyi-doğruyu kabullenme ve bunlara uyma, mensup olduğu grubun
    çıkarlarını koruma ve kollama, toplum kültürünü öğrenmek gibi nitelikler, aslında toplumsal
    hayatın gerektirdiği şeylerdir, ve çocuğun ilerideki hayatında topluma uyumlu olarak
    yaşamalarını öğreten sosyal değerlerdir. Bu sebeple oyun belki de eğitimden önce bireyleri
    sosyalleştiren en önemli olaydır, gelecek hayata hazırlık egzersizleridir.
    Suçlu ve avukatı
    Oyuncular, ikişer, ikişer eşlendirilir. Oyunu yöneten eğitimci çocuklara:
    Ø Eşlerinizden birine soru sorduğum zaman, bunun cevabını kendisi değil,
    yanındaki eşi verecektir. Bu duruma göre, soru sorduğum oyuncu suçlu, eşi de
    avukatı olacaktır. Bana suçlu cevap verirse her ikisi de oyunu kaybeder, der.
    Önce oyunun bir denemesi yapılır. Eğitimci eşlerden birine:
    Ø Arkadaşının topunu neden aldın? Avukatı da hemen cevaplar :
    Ø Onunla top oynamak istediği için efendim, der.
    Eğer eğitimcinin soruşuna suçlu çocuk cevap verseydi, her ikisi de oyunu kaybedeceklerdi.
    Kitap Kurdu Oyunu
    Oyun bahçesinde yere 2 metre aralıkla tebeşirle çizgi çizilir. Çizginin bir tarafına
    çocuklar yerleştirilir. Ortada ise bir çocuk kitap kurdu olarak bekler. Eğitimci kitaplar diye
    bağırdığında çocuklar bulundukları çizgiden diğerine koşarak geçmek zorundadırlar. Arada
    kitap kurdu onları yakalamak için beklemektedir. Kitap kurdunun yakaladığı çocuk oyun dışı
    kalarak arkadaşlarını destekler. Oyunda sona kalan çocuk kitap kurdu olur ve oyun böyle devam eder.
    Evinize, Köyünüze Oyunu
    Eğitimci yere düz bir çizgi çizer. Çocukların çizilen çizgi üzerinde oturmaları istenir.
    Eğitimci çocukların 10- 15 adım karşılarına büyük bir daire çizer. Bu çizilen daire çocukların
    “ evi “ olur. Ev olarak çizilen dairenin 4 – 5 adım ötesine de büyük bir daire daha çizilir.
    Burası da çocukların “ köyü “ olur. Daha sonra öğretmen oyunun nasıl oynanılacağını
    anlatır ve oyun oynanır.- Ben köyünüze dersem, köy olarak belirlenen dairenin içine , ben
    evinize dersem ev olarak belirlenen dairenin içine gireceksiniz der. Oyun bu şekilde bir süre
    oynandıktan sonra dairelerin adı değiştirilir; Ev olarak çizilen daire köy, köy olarak çizilen
    daire ise ev adını alır ve oyun bu şekilde bir süre oynanır. Yerler söylenirken şaşırmadan
    belirlenen yerlere gelen çocuklar alkışlanır ve oyunda başarılı sayılır.
    Öz-Bakım Becerileri ile İlgili Çocuk Oyunları
    Çocuk oyunlarda kendi bedenini korumasını, kullanmasını öğrenir. Buda yine fiziksel
    ve psiko-motor gelişimleri sayesinde gerçekleşir. Kendi öz-bakımına ilişkin oyunlarla çocuk
    anne babasına bağlattığı ayakkabısını kendi bağlamayı başaracaktır. Ya da yoğurt yeme
    yarışması ile kendi kendine yemek yemeyi öğrenecektir. Giyip soyunma yarışması ile
    elbiselerini kendi giyebilecektir. Çünkü oyunda kazanma arzusu her şeyi başarmak için iyi bir motivasyondur.
    Ayakkabı Giyip Çıkarma Oyunu
    Eğitimci iki yada dört oyuncuyu sayışma tekerlemesi ile belirler. Oyuncular grubun
    önüne geçerler. Eğitimci oyunun kuralını açıklar. Yarışmacılar ayakkabılarını önce
    çıkaracaklar ve sonra yeniden giyeceklerdir. Bunu kim önce başarırsa alkışlanır. Oyun bu
    şekilde bütün çocukların oyuna katılımıyla devam eder. Hatta yarışanların ismi söylenerek
    tezahürat da yapılır. Böylece oyun daha çekişmeli hâle gelir.
    Kurdele Bağlama – Çözme Yarışı
    Oyuncular iki eşit gruba ayrılır. Önde bulunan oyunculara 15-20 cm uzunluğunda
    birer kurdele verilir. Her grubun 8-10 adım karşısına bir sandalye konur. Oyuna başlama:
    Eğitimcinin işareti ile ilk sıradaki birinci oyuncular koşarak kurdeleyi sandalyenin bir
    bacağına bağlar, geriye döner, ikinci oyuncunun avucuna vurarak, yerine otururlar. İkinci
    çocuk, işareti alınca o da koşar ve bağlanan kurdeleyi çözer, üçüncü arkadaşına verir.
    Yarışma böylece bağlamalı, çözmeli son oyuncuya kadar sürer. Oyun sonunda kurdeleyi en
    çabuk bağlayan-çözen grup kazanır.
    2.6. Oyunun Kurallarını Belirtme
    Oyunun tanıtılmasından sonra kurallarına ilişkin bilgi verilir. Oyunun kurallarını
    belirtmek oyunun sağlıklı oynanabilmesi için önemlidir. Eğitimci oyunun kurallarını
    çocuklara iyi açıklamalıdır. İlk açıklamada kurallar, çocuklara karmaşık gelebilir. Anlatımda
    basit ifadeler kullanılmalı, gereksiz açıklamalar yapılmamalıdır. Çocuklar oyunun kurallarını
    en iyi oyunu oynarken kavrarlar. Oyun tekrar1andıkça kurallar daha iyi öğrenilecektir.
    Oyunun kalıcılığını sağlayabilmek için oyun, sade ve basit bir dille gereksiz uzatmalar
    yapılmadan çocukların anlayabileceği biçimde açıklanmalıdır.
    Bu bölümde eğitimcinin dikkat edeceği en önemli konu oyunu anlatırken çocukların
    oyuna karşı istekli olmalarını sağlamak, ilgilerini uyanık tutmaktır. Sonuçta çocukların etkin
    olarak oyuna katılımları sağlanabilir.
    Oyunla ilgili kurallar açıklandıktan sonra oyunun özelliğine göre rol dağılımı yapılır.
    Rol dağılımı sırasında çocukların istekleri ve düşüncelerine dikkat edilir. Rol dağılımı
    eğitimci tarafından yapılabileceği gibi çocuklar rollerini kendileri de seçebilir. Rol
    dağılımında eşitlik ilkesine dikkat edilmelidir. Oyunun her tekrarlanışında rol dağılımı
    yenilenmelidir. Her çocuk farklı rolleri alacağını bilerek arkadaşlar arasında kıskançlık, öfke
    ve kızgınlık gibi duyguların oluşması engellenmiş olur.
    Oyunda çocuklara verilen ebe, kaptan, başkan gibi roller tek, tek açıklanmalıdır.
    Kurallar açıklandıktan sonra çocukların kuralları iyice kavradıkları anlaşıldıktan sonra
    oyunun uygulanmasına geçilmelidir.
    Oyun anında kurallara uymayan çocuklar olabilir, eğitimci bu çocuklara sabır ve
    hoşgörülü bir tutum takınmalıdır. Katı bir tutum içine girerek müdahaleci olmamalı,
    özendirici ve yönlendirici olmalıdır.
    Oyun anında eğitimcinin, tutumu da çok önemlidir. Oyunu çok iyi bilmeli, oyuna sert
    bir tutumla yaklaşmamalı, fazla müdahaleci olmamalıdır. Oyunun kurallarını anlaşılır
    biçimde anlatmalı, oyun çocuklar tarafından iyice kavrandıktan sonra oyuna başlatılmalıdır.
    Fotoğraf 2. 3:Sınıf içi oyun
    3. OKUL ÖNCESİ EĞİTİM KURUMLARINDAKİ ETKİNLİKLERDE
    OYUN
    Okul öncesi eğitim kurumlarının amacı, hızla değişen dünyaya uyum sağlayabilecek,
    mutlu, sağlıklı, aktif ve yaratıcı bireylerin yetiştirilmesi ve onlar için en uygun eğitim
    ortamlarının hazırlanmasıdır. Okul öncesi çocuğunun en temel gereksinimlerinden biri olan
    oyun için en uygun yerlerden biri olan anaokulları, çocukların gerçek yaşamsal
    deneyimlerinin ön hazırlıklarının yapıldığı ve onlara yaşam zenginliği sunan sosyal kurumlardır.
    Çocuklar oyun sırasında öğrenmeye karşı sosyal, zihinsel ve duygusal olarak
    hazırdırlar. Eğitimciler ve anne babalar için çocukların oyuna olan ilgisi, kaçırılmayacak bir
    fırsattır. Çocukların kendileri rahatlıkla ifade edebildikleri, yapmaktan zevk aldıkları ve
    dikkati uzunca bir süre yoğunlaştırabildikleri bir aktivite olan oyunu öğretme sürecinde etkin
    bir araç olarak kullanmak gereklidir.
    Yaratıcı, problem çözen, duyarlı, pratik, meraklı, öğrenmeye ve bilime motive olmuş
    bireyler yetiştirmeyi amaç edinerek geleneksel eğitim yönteminden vazgeçmeli ve çocuğun
    oyunla bütünleşmesi sağlanmalıdır.
    Fotoğraf 3.1: Oyun etkinliği(Şu hendekte bir tavşan uyuyor)
    Çocuğun yaparak ve yaşayarak öğrenmesini temel alan okul öncesi programına göre
    oyun etkinlikleri sadece oyun saatinde değil günlük etkinlik programında yer alan tüm
    etkinliklerde, serbest zaman etkinlikleri, ana dili etkinlikleri, müzik etkinlikleri, fen ve doğa
    etkinlikleri, okuma yazmaya hazırlık çalışmalarında iç içe yer almaktadır.
    3.1. Serbest Zaman Etkınliklerinde Oyun
    Serbest zaman etkinlikleri, çocuğun yaratıcılığını geliştirme, kendisini ifade etmesini
    sağlama, yardımlaşma, paylaşma, başladığı işi sonuçlandırma, sorumluluk alma ve aldığı
    sorumluluğu yerine getirme, problem çözme, olaylar arasında neden-sonuç bağlantıları
    kurma, kas becerilerini geliştirme açısından yararlı olan etkinliklerdir.
    Serbest zaman etkinliklerindeki oyunlar çoğunlukla düş gücü oyunlarıdır ve
    çocukların kendi koydukları kurallara göre genellikle ilgi köşelerinde oynanır.
    3.1.1. İlgi Köşelerinde Oyun
    Okul öncesi eğitim kurumlarında yer alan ilgi köşeleri, evcilik köşesi, kukla köşesi,
    müzik köşesi, blok köşesi, masa oyuncakları köşesi, kostüm ve aksesuar köşesi, fen ve doğa
    köşesi ve geçici ilgi köşeleridir.
    Bu köşelerde oynanan oyunlar çocuğa serbestçe oyun alanı, oyuncak ve arkadaş seçme
    fırsatı verir. Çocuklar bu köşelerde kendi koydukları kurallara göre ve ellerindeki malzemeyi
    kullanarak, çeşitli meslekleri ve çeşitli olayları canlandırırlar. Oyun araç gereci bakımından
    yeterlilik ve çeşitlilik gösteren ilgi köşeleri çocuğu daha özgür ve yaratıcı yapar.
    İlgi köşelerinde oynanan oyunlar arasında düş gücü oyunlarının yanı sıra masa ve
    eğitici oyuncaklarla oyunlar, müzikli oyunlar, bloklarla oyunlar, kukla oyunları ve dramatik
    oyunlar yer almaktadır.
    3.1.2. Sanat Etkinliklerinde Oyun
    Sanat etkinliklerinde yer alan çeşitli boya çalışmaları, yoğurma maddeleriyle
    çalışmalar, kâğıt işleri, artık malzemelerle çalışmalar, çocuğa tüm duyu organlarını
    kullanarak farklı malzemeleri tanıma fırsatı verdiği gibi, bazı kavramların geliştirilmesine ve
    becerilerin kazandırılmasına, çocuğun kendini ifade etmesine ve yaratıcılığının gelişmesine
    olanak sağlamaktadır.
    Karalama, çizme, boyama, resim yapma, kesme, yapıştırma, delme, yuvarlama,
    mıncıklama, gibi etkinlikleri çocuk bir oyun olarak görür. Malzemeleri ve onları kullanma
    tekniklerini tanıdıkça ve öğrendikçe çocuğun kendine güveni artar.
    Resim ve el işi etkinlikleri çalışmaları sırasında çocuklarla birlikte yapılan maske,
    kukla, ayakta duran hayvanlar vb. çalışmalar etkinliğin bitiminden sonra çocuklarla birlikte
    bir dramatize çalışmasında kullanılabilir.
    3.2. Müzik Etkinliklerinde Oyun
    Çocukların, duygu, düşünce, bunalım ve enerjilerini olumlu yönde çözümlemelerine
    yardımcı olan müzik etkinliklerinin temel amacı, çocukların yaşamlarını zenginleştirmektir.
    Müzik etkinliklerinde şarkı söyleme, ritim çalışmaları, müzik dinleme, müzikli
    dramatizasyon ve yaratıcı dans gibi etkinlikler yer almaktadır. Bu etkinlikler çocukların
    genel gelişimlerine katkıda bulunur ve birçok beceriye sahip olmalarını sağlar. Farklı
    nesnelerin ve insanların seslerini ayırt eder. İnce kalın sesleri doğru algılama ve söyleme,
    sesini kontrol edebilme, ritmi doğru hissedip yansıtma, birlikte başlayıp bitirme becerisi
    kazanır. Gruba uyum sağlama, yeni sözcükler öğrenme, yeni kavramları ve bunların
    ayrıntılarını öğrenme, yönergeyi anlama, duyma, hatırlama, ezberleme, ses ve söz üzerinde
    dikkatini yoğunlaştırma, müzik eşliğinde koordineli hareket etme vb. gibi.
    Bütün bu becerileri kazandırmanın temelinde yine oyun vardır. Eğitici müzik oyunları,
    şarkılı oyunlar, danslar ve rontlarla çocukları hem eğlendirebiliriz hem de bu becerileri kazandırabiliriz.
    3.3. Anadili Etkinliklerinde Oyun
    Çocukların dil gelişimleriyle ilgili olan ana dili etkinlikleri sayesinde çocuklar
    başkalarının konuşmalarını dinleyerek ve uygun karşılıklar vererek konuşmalara katılırlar.
    Duygu ve düşüncelerini başkalarına sözel ifadelerle açıklarlar. Çocuklar bu etkinlikler
    sırasında belli durumlarla ilgili duygularını sadece sözel ifadelerle değil, vücut hareketlerini,
    jest ve mimiklerini kullanarak da ifade ederler. Yaratıcılıklarını ortaya koyarlar.
    Ana dili etkinliklerinde oyun, konudaki yoğunluğu azaltıp, konunun daha eğlenceli bir
    hâle gelmesini sağlar. Parmak oyunları, dramatizasyon ve pandomim gibi etkinlikler
    çocukların sözle hareket arasında bağlantı kurmalarına, kas gelişimine, hayal gücünün
    gelişimine, toplumsal becerilerin gelişimine ve enerjisini sarf edip rahatlamasına yardımcı olur.
    3.4. Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmalarında Oyun
    Okuma yazmaya hazırlık çalışmaları, okul öncesi eğitim kurumlarında kavram
    geliştirici oyuncaklar ile oynama ve kavram geliştirici çalışmalar olarak iki şekilde yapılmaktadır.
    Kavram geliştirici oyuncaklarla oynamak çocuklara, belli yönergelere uymak ve belli
    bir süre belli bir etkinliği sürdürebilmek ve sonuçlandırabilmek gibi davranışları
    kazandırmaktır. Ayrıca çocukların küçük kas ve el becerilerini kullanmaya yönelterek psikomotor
    gelişimlerine, el-göz koordinasyonunun sağlanmasına yardımcı olmaktadır. Grupla
    oynanan eğitici oyuncaklar ise çocuğun sosyal gelişimini desteklemesi açısından önemlidir.
    Kavram geliştirici çalışmalar, çocukların belli alanlardaki yeterliliklerini destekleyen
    ve geliştiren çalışmalardır.
    Bu çalışmaların ilk aşamasında çocuklar parmaklarını kendi bedenleri üzerinde,
    havada ve farklı zeminler üzerinde değişik şekiller oluşturacak biçimde hareket ettirirler. Bu
    da oyun yolu ile olur. Havada bulut çizmek, çember çizmek, dalgalar oluşturmak vb.
    Bu çalışmalar yalnızca kâğıt ve kalem kullanarak yapılan çalışmalar olmamalıdır.
    Çalışmalara oyunda katılmalıdır. Örneğin; önünde, arkasında, içinde konusunu ele aldığımız
    bir çalışmada önce konu ile ilgili basılı materyal (test örneğini) verip sonra değişik nesnelerle
    (sözel yönergelerle) konunun daha çabuk pekiştirilmesi amacıyla önünde, arkasında, içinde oyununu oynayabiliriz.
    Alfabe Oyunu:
    Çocuklar on kişiden az olmamak suretiyle bir halka oluştururlar. Eğitimci çocuklardan
    birinin eline mendil verir. Ona K sesi ile başlayan hayvan ismi söylemesini ister. Çocuk
    düşünürken mendil elden ele dolaşır. Oyuncu, mendil kendisine gelmeden önce K sesi ile
    başlayan hayvan ismi söylerse oyunu kazanmış olur.
    Fotoğraf 3. 2:Yapı inşa oyunu
    3.5. Özel Günlerde Oyun(Ront, Şarkılı Oyun)
    Şarkılı oyun ve rontlar özel günler için çocukların kolaylıkla ve severek öğrendikleri
    ve katıldıkları etkinliklerdir. Bu günler için biraz daha özenle hazırlanmış kıyafet, şapka,
    kanat, fiyonk, başlık ve aksesuarlar oyunlara ve rontlara daha değişik bir hava verir.
    Çocukların daha istekle çalışmalara katılmalarını sağlar. Ancak özel günlerde oynanacak
    ront ve şarkılı oyunlar öğretim yılı içinde öğretilenler arasından seçilmelidir. Çalışmalar
    çocukları sıkacak kadar uzun ve yorucu olmamalıdır. Çocuklar bu konuda zorlanmamalıdır.
    Ezbere dayanan çalışmalardan uzak durmalıdır. Koşma, atlama, dengeli yürüme, müzik
    eşliğinde çember çevirme, kurdelelerle dans etme vb. gibi çalışmalar çocuklara daha çok zevk verir.
    Resim 3.5: Özel günde bale yapan çocuklar
    Ront: Masariko
    Masariko adlı ront için çocuklar eğitimci rehberliğinde halka olurlar. Çocuklar halkayı
    oluşturduktan sonra eğitimci oyunun nasıl oynanılacağını; şarkının sözlerini söyleyerek ve
    hareketlerini yaparak bir çocukla oyunu oynar ve diğer çocuklarda izler. Oyun bu şekilde
    diğer çocuklara gösterilerek anlatıldıktan sonra çocuklar arasından bir ebe seçilir. Ebe
    halkanın ortasına gelir, öğretmen ve diğer çocuklar Masariko’nun şarkısını söyler. Ebe de
    şarkıda geçen hareketleri yapar. Şarkılı oyunun sözleri biterken ebe halkada olan istediği bir
    arkadaşını seçerek kol kola girer ve yerinde dönerler. Yerler değiş – tokuş ettirilerek seçilen
    çocuk ebe olur ve halkanın ortasına gelir. Ortaya gelen çocuk Masariko olur. Bu şekilde
    oyun bütün çocukların Masariko olmasıyla sürdürülür.
    Masariko
    Benim adım masariko
    Sırtım kambur başım kel Şarkılı oyunun sözlerinde
    Ayaklarım yampiri geçen hareketler ebe olan
    Ben çalarım dampiri çocuk tarafından yapılır.
    Zıbıdık zıbıdık zıbıdık
    Altın gözlük gözümde
    İpek mendil elimde
    Şık bir bay (bayan) kolumda Gezerim asfalt yolunda
    Şarkılı Oyun:Miço
    Miço nereden geliyor? (Eller iki yana açılarak sorma hareketi yapılır.)
    Harmanlıktan aşağı (Eller yere doğru sarkıtılarak sallanır.)
    Oyna da miço oyna (Oynama hareketi yapılır.)
    Zıpla da miço zıpla (Zıplama hareketi yapılır.)
    Miço ellerin nerde? (Eller iki yana açılarak sorma hareketi yapılır.)
    Kıvrım kıvrım bellerde (El bele koyularak, iki yana sallanır.)
    Oyna da miço oyna (Oynama hareketi yapılır.)
    Zıpla da miço zıpla (Zıplama hareketi yapılır.)
    Miço gözlerin nerde? (Eller iki yana açılarak sorma hareketi yapılır.)
    Fıldır fıldır yerlerde (Baş ve işaret parmaklar birleştirilerek gözlük yapılır, gözün üstüne koyulur.)
    Oyna da miço oyna (Oynama hareketi yapılır.)
    Zıpla da miço zıpla (Zıplama hareketi yapılır.)
    Bugi, Bugi Yapalım
    Haydi çocuklar gelin bugi, bugi yapalım (Eller önde oynatılır.)
    Eller şimdi havaya bugi, bugi yapalım (Eller havada oynatılır.)
    Sağ ayağım öndedir şimdi de geridedir (Sağ ayak öne sonra geriye çekilir)
    Sol ayağım öndedir o da şimdi de geride (Sol ayak öne sonra geriye çekilir)
    Ayakları açalım elleri yere saçalım (Ayaklar iki yana açılır bel aşağıya doğru eğilir,eller aşağıya sallanır.)
    Eller şimdi popoya bugi bugi yapalım (Eller poponun üzerine

    Benzer Konular:
    hayat yasandığı kadardır........ötesi ya hatıralarda bir diz ya da hayallerde bir umuttur.......

  2. #2
    Çevirimdışı
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    20.Temmuz.2009
    Mesajlar
    51

    Standart

    teşekkürler ödev hazırlarken çok yardımcı oldu

    PRoBLeMLi ÇoCuK YoKTur PRoBLeMLi aNNe-BaBa VarDıR...

  3. #3
    Çevirimdışı

    Üyelik tarihi
    17.Haziran.2009
    Mesajlar
    1,753

    Standart

    bende hazırlamıstım... çok ugrasmıstım ama degdi.... teşekkürler canım...

    Olmadi iste bak yine yanlizligin koynundayim bu gece
    Yeterince savasmadik mi sence
    Yeterince uzulmedik mi artik
    Ne yaptiysak olmadi
    Ne kadar cabaladiysak sonuc vermedi
    Ah birtanem, ask bizi sevmedi..


    Taş olsan dile gelirdin
    İşte öyle sevmiştim
    Susacak kadar bile
    Yanımda değilmişsin
    Geç farkettim

  4. #4
    Çevirimdışı
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    02.Kasım.2009
    Mesajlar
    88

    Standart

    çok güzel..
    emeğine sağlık..


    "нαуαт.!" кєℓєвєк giвi ανυçℓαяıм∂α,
    Aνυ¢υмυ αçѕαм кαçα¢αк,
    кαραѕαм öℓє¢єк...ηє σℓυяѕα σℓѕυη,
    Aνυçℓαяıм∂αη кαуıρ gi∂є¢єк...



  5. #5
    Çevirimdışı
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    22.Temmuz.2008
    Mesajlar
    440

    Standart

    Çok önemli bir paylaşım olmuş teşekürler.


  6. #6
    Çevirimdışı
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    07.Eylül.2007
    Mesajlar
    4

    Standart

    çok güzel bir çalışma olmuş.


  7. #7
    Çevirimdışı
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    12.Mart.2010
    Mesajlar
    1

    Standart

    evet gercekten harikaaa


  8. #8
    Çevirimdışı
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    14.Aralık.2009
    Mesajlar
    4

    Standart

    GÜZEL VE YERİNDE BİR PAYLAŞIM EMEĞİNİZE SAĞLIK.....


  9. #9
    Çevirimdışı
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    26.Eylül.2010
    Mesajlar
    13

    Smile

    gerçekten çok güzel teşekkürler



  10. #10
    Çevirimdışı
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    26.Eylül.2010
    Mesajlar
    13

    Standart

    GÜLÜMSEMEK tümüyle doğaldır hiçbir katkı maddesi içermez yedek parça gereksinimi yoktur pil değişimi yada düzenli sağlık kontrolü gerektirmez az enerji harcar yüksek enerji verir enflasyona uğramaz şişmanlatmaz aylık ödemesi yoktur işşizliğe karşı sigortalıdır vergiden muaftır... o zaman GÜLÜMSE BAKIM(: