Etkinlik ve Dosya Arama Motoru


<div style="background-color: none transparent;"></div>

Oyun nedir? Oyunun Tarihçesi

1.OYUN Oyunun Tanımı Oyunun ne olduğu konusunda eski zamanlardan beri &#231;ok değişik g&#246;r&#252;şler ileri s&#252;r&#252;lm&#252;şt&#252;r. Bu g&#246;r&#252;şlerin tamamındaki ortak nokta ise oyunun &#231;ocuk i&#231;in &#231;ok &#246;nemli bir uğraş olduğudur. Oyun i&#231;in yapılan bir&#231;ok tanım vardır. Bunlardan bazıları şunlardır: *Oyun, &#231;ocuğa hi&#231; kimsenin &#246;ğretemeyeceği konuları, kendi deneyimleriyle &#246;ğrenmesi yoludur. *Oyun, sonucu d&#252;ş&#252;n&#252;lmeden eğlenmek amacıyla yapılan hareketlerdir. Oyun ‘iş’ in karşıtı olarak d&#252;ş&#252;n&#252;lmektedir. &#199;&#252;nk&#252; ‘iş’te

  1. #1
    Çevirimdışı
    Paylaşımcı Üye
    Üyelik tarihi
    30.Eylül.2007
    Mesajlar
    457

    Smile Oyun nedir? Oyunun Tarihçesi

    1.OYUN
    Oyunun Tanımı

    Oyunun ne olduğu konusunda eski zamanlardan beri &#231;ok değişik g&#246;r&#252;şler ileri
    s&#252;r&#252;lm&#252;şt&#252;r. Bu g&#246;r&#252;şlerin tamamındaki ortak nokta ise oyunun &#231;ocuk i&#231;in &#231;ok &#246;nemli bir uğraş olduğudur.
    Oyun i&#231;in yapılan bir&#231;ok tanım vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:
    *Oyun, &#231;ocuğa hi&#231; kimsenin &#246;ğretemeyeceği konuları, kendi deneyimleriyle
    &#246;ğrenmesi yoludur.
    *Oyun, sonucu d&#252;ş&#252;n&#252;lmeden eğlenmek amacıyla yapılan hareketlerdir. Oyun
    ‘iş’ in karşıtı olarak d&#252;ş&#252;n&#252;lmektedir. &#199;&#252;nk&#252; ‘iş’te belli bir sonu&#231; s&#246;z
    konusudur.”
    *Oyun, i&#231;sel olarak g&#252;d&#252;lenen belirli bir amacı olmayan, yetişkinler tarafından
    değil, &#231;ocuğun koyduğu kurallara bağlı olarak kendiliğinden gelişen ve zevk
    unsuru taşıyan davranışlarda oluşan bir etkinliktir.
    *Oyun, &#231;ocukların kendi se&#231;tikleri ya da gruptaki diğer &#231;ocukların se&#231;tikleri ve
    kendilerine g&#246;re sağlam kuralları olan eylemlerdir.
    *Piaget’e g&#246;re oyun, bir uyumdur.
    *Gross’a g&#246;re (1896), oyun bir pratiktir. İleride karşılaşılabilecek davranış
    bi&#231;imleri oyunla elde edilir.
    *Caillois ‘ e g&#246;re (1958) oyun, serbest&#231;e kabul edilmiş, fakat bağlayıcı olan
    kurallara g&#246;re belli bir alan ve zaman s&#252;reci i&#231;inde s&#252;rd&#252;r&#252;len gerilim ve
    eğlence duygularını i&#231;eren, ger&#231;ek hayattan farklı olduğu bilinci ile yapılan
    g&#246;n&#252;ll&#252; bir hareket ya da faaliyettir.
    *Montaigne (1533–1592) oyunu &#231;ocukların en ger&#231;ek uğraşıları olarak
    tanımlamıştır.
    *Montessori (1870–1952) de oyunu &#231;ocuğun işi olarak nitelendirmiştir.
    *Lazarus ise oyunu, kendiliğinden ortaya &#231;ıkan, hedefi olmayan, mutluluk
    getiren bir aktivite olarak tanımlamıştır.
    Genel tanımıyla oyun, belli bir amaca y&#246;nelik olan ya da olmayan, kurallı ya da
    kuralsız ger&#231;ekleştirilebilen; fakat her durumda &#231;ocuğun isteyerek ve hoşlanarak yer aldığı fiziksel, bilişsel, dil, duygusal ve sosyal gelişiminin temeli olan ger&#231;ek hayatın bir par&#231;ası ve &#231;ocuk i&#231;in en etkin &#246;ğrenme s&#252;recidir.
    Oyunun Tarih&#231;esi


    Oyun, canlıların var olmasıyla başlamıştır. Hayvanların da oyun oynadıklarını
    d&#252;ş&#252;nmek garip gelebilir. Ama etrafımızdaki hayvanları izlediğimizde onların oynadıkları oyunları g&#246;rebiliriz. İki k&#246;peğin birbirini kovalaması, birinin diğerini yakalayınca yere yatırması ve b&#252;t&#252;n bunları yaparken de değişik sesler &#231;ıkarmaları, yaptıkları eylemin oyun olduğunu ve bu işten zevk aldıklarını g&#246;sterir.

    İnsanoğlunun ataları, &#231;evrelerinde g&#246;rd&#252;klerini taklit ederek, yaptıklarını hareketlerle birbirlerine anlatarak farkında olmadan oyunu yaratmışlardır. Avını avlayan insan, avını nasıl avladığını taklitlerle diğer insanlara anlatmıştır. Bu hareketler, zamanla bilin&#231;li yapılan b&#252;y&#252;sel, dinsel t&#246;renlere d&#246;n&#252;şm&#252;ş ve oyun bu aşamada k&#252;lt&#252;rel bir &#246;zellik kazanmıştır.

    B&#252;y&#252;klerin avlarını nasıl avladıklarını anlatırken onları izleyen &#231;ocuklar, b&#252;y&#252;klerin yaptıklarını g&#252;nl&#252;k yaşamlarında taklit etmişler ve b&#252;y&#252;klerine &#246;zenerek benzer hareketleri yapmaya başlamışlardır. Bu t&#252;r oyunlar, &#231;ocuklar tarafından nesilden nesile geliştirilerek aktarılmış ve bug&#252;nk&#252; oyunları oluşturmuştur. Sopalarla ve taşlarla yere konan bir hedefi vurmak, &#231;eliğe vurup uzağa g&#246;t&#252;rmek, saklamba&#231; oyunlarında saklanan oyuncuyu arayan
    ebenin, sakladığı yerden ebeden &#246;nce kaleye gelmeye &#231;alışan oyuncunun hal ve hareketleri ilkel insanların avcılık sırasında yaptığı hareketlerin benzeri gibidir.
    &#199;ocuk oyunları i&#231;erisinde taşla ve aşıkla ( koyun ve ke&#231;i gibi hayvanların arka ayak diz b&#246;lgesinden &#231;ıkan kemiklerle) oynanan oyunları genelde en eski oyunlar olarak kabul edilmektedir.

    Arkeologlar, yaptıkları kazı ve araştırmalarda bu oyunları anlatan kabartmalar ve mağara resimleri bulmuşlardır. British Museum’da bulunan ve İ.&#214;. 800 yıllarında topraktan yapılmış bir heykel, iki kızı aşık oynarken g&#246;stermektedir. Eski Mısır’da bulunan Orta Krallık d&#246;nemi duvar resimlerinde ise oyun tahtası &#252;zerinde oynanan oyunlar, sı&#231;rama oyunları, yine İ.&#214;. 2600 yılında Mısır’da Ak-hor mezarında bulunan duvar resminde bir kız,el vuruşma oyunu oynarken g&#246;sterilmektedir. Yunan &#231;&#246;mlek resimlerinde tavlaya benzer bir oyuna rastlanmıştır. Ayrıca aşık, sopayla &#231;ember s&#252;rme, topa&#231; ve top oyunları oynandığına dair resimler bulunmuştur. Girit Uygarlığı’nın kalıntılarında da bebeklere, minyat&#252;r ev eşyalarına rastlanmıştır. Komşu uygarlıklardaki bu &#246;rnekleri &#231;oğaltmak m&#252;mk&#252;nd&#252;r. Anadolu’da yaşayan uygarlıklara ait bir&#231;ok mezar taşında da &#231;ocuk yaşantısıyla ilgili bilgiler bulunmaktadır. Maraş’ta Gen&#231; Hitit D&#246;nemi’ne ait aşık kemiği ve kırba&#231;la oynayan &#231;ocuk resimlerine rastlanmaktadır.


    T&#252;rklerdeki oyunlarla ilgili yazılı bilgileri Dede Korkut Hik&#226;yeleri’nde bulmak
    m&#252;mk&#252;nd&#252;r. Diğer &#246;nemli bir kaynak ise Evliya &#199;elebi’nin Seyahatname adlı eseridir.Daha sonraki yıllarda &#231;ocuk oyunları nesilden nesile aktarılarak ve zenginleşerek g&#252;n&#252;m&#252;ze kadar gelmiştir. Doğal olarak &#231;ocukların ilk d&#246;nemlerinden sonraki oyunları zihinsel gelişimle paralel olarak bi&#231;im değiştirmekte, zek&#226;nın &#252;r&#252;n&#252; olmaktadır. Uygarlık gelişiminin bilim, sanat, mimari gibi pek &#231;ok alanda gelişme g&#246;stermesi &#231;ocuk oyunları ve
    oyuncaklarına da yansımıştır.

    Kaynak:
    www.meb.gov.tr

    Benzer Konular:

  2. #2
    Çevirimdışı
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    23.Nisan.2008
    Mesajlar
    12

    Standart

    hocam sağolun paylaşım i&#231;in
    de
    bize lazarusun oyun hakkındaki g&#246;r&#252;şleri lazım lazarus hakkında araştırma yaptık ama pek de bişeyler bulamadık a&#231;ık&#231;ası yardımcı olabileceğiniz &#246;nerebileceğiniz kaynak var mı bu konuda?


  3. #3
    Çevirimdışı
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    13.Haziran.2008
    Mesajlar
    2

    Standart

    OYUN
    TANIM:
    Oyun, &#231;ocuğa hi&#231; kimsenin &#246;ğretemeyeceği konuları,kedindi deneyimleri ile &#246;ğrenmesi y&#246;ntemidir. Oyun, sonucu d&#252;ş&#252;n&#252;lmeden, eğlenmek amacıyla yapılan hareketlerdir. Oyun,”iş”in karşıtı olarak d&#252;ş&#252;n&#252;lmektedir; &#231;&#252;nk&#252; “iş” te belli sonu&#231; s&#246;z konusudur. Oyun, &#231;ocuğun fiziksel, zihinsel, dil ve sosyal kapasitesinin gelişmesine fırsat vererek toplum i&#231;indeki sosyal rol&#252;n&#252;n, &#246;zdeşiminin ve kendini diğer bireylerden ayıran &#246;zelliklerin farkına varmasını sağlar. &#199;ocuk oyun sırasında kendisini ve &#231;evresiyle ilgili bilgileri ifade etme olayıdır.
    Oyun, &#231;ocuğa kurallara uymayı, sorumluluk almayı, işbirliğini ve diğer insanlara saygılı olmayı &#246;ğretir. Ayrıca girişimci olma, tehlikeyi g&#246;ze alma, karar verme ve problem &#231;&#246;zme yeteneğinin gelişmesine yardımcı olan &#246;nemli bir unsurdur. Bunların yanı sıra, oyun sırasında &#231;ocuğun kendisine g&#252;venini geliştirme, duygusal ve sosyal ihtiya&#231;larını karşılamada, kendi kendine yeterli olabilme gibi nitelikler kazandırır.&#199;ocuğun benlik gelişiminde ve sosyalizasyonunda oyun etkili bir gelişimsel s&#252;re&#231;tir. Oyun, &#231;ocuğun dikkatinin yoğunlaştırılması ve bunun s&#252;rd&#252;r&#252;lmesine olanak sağlar. Oyun sırasında dikkatini bir noktaya toplama deneyimleri yapan &#231;ocuk bunu g&#252;nl&#252;k yaşantısına da aktaracaktır.Oyun oynayan &#231;ocuk, zaman ve mekan kavramlarına ait bilgileri &#231;ok doğal bir ortam i&#231;inde &#246;ğrenir. Grup oyunlarında bekleme, devam etme, başlama, bitirme, gibi durumlar zaman kavramının yaşam i&#231;inde &#246;z&#252;mlenmesini sağlar. Ayrıca, bah&#231;ede, sınıfta değişik k&#246;şelerde yapılan etkinlikler de mekan kavramının gelişimini destekleyici niteliktedir. Bunların yanı sıra, &#231;ocuk oyun i&#231;inde oyun materyallerini değişik durumlarda kullanarak, renkleri birbirine karıştırarak, nesneleri bir kaba doldurup boşaltarak materyallerin niteliksel ve niceliksel &#246;zellikleri hakkında bilgi edinir.
    Dr. H&#252;lya Ercan, Do&#231; Dr. Song&#252;l Yal&#231;ın
    Hacettepe &#220;niversitesi Tıp Fak&#252;ltesi &#199;ocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
    Oyun, &#231;ocuğun kendi deneyimleriyle &#246;ğrenmesini, hayal g&#252;c&#252;n&#252; kullanmasını sağlayan, eğlence ama&#231;lı yapılan hareketlerdir. Oyun, &#231;ocuğun birikmi , enerjisini ve saldırganlık d&#252;rt&#252;s&#252;n&#252; atması i&#231;in bir fırsattır.
    Aynı zamanda;
    • &#199;ocuğun duygu ve gereksinimlerini ifade etmesi i&#231;in de iyi bir yoldur.
    • &#199;ocukluk d&#246;neminin temel amacıdır.
    • &#214;ğrenme, yaratma, deneyim kazanma, iletişim kurma ve yetişkinliğe hazırlanma aracıdır.
    • Yorgunluk ve sıkıntılardan kurtuluştur.
    • &#214;zg&#252;rce ve kendiliğinden yapılan, haz veren, mutluluk kaynağı olan, &#231;ocuğu geliştiren ve eğlendiren bir etkinliktir.
    • &#199;ocuğun zihinsel yetenekleri kadar, t&#252;m gelişim y&#252;zlerini uyaran, duygularını ve duyularını geliştiren etkinliklerin t&#252;m&#252;d&#252;r.
    &#199;ocukları g&#246;zlemleyenler onların ne denli &#231;ok oyun oynadıklarını fark ederler. &#214;zellikle de &#231;ocuk okul&#246;ncesi d&#246;nemdeyse... Uyanmalarından akşam yatmalarına kadar s&#252;rekli olarak oyun oynayabilirler. Her şey bir oyuncak halini alabilir.

    Kimi zaman ebeveynler “T&#252;m g&#252;n oyun oynuyor, başka hi&#231;bir iş yapmıyor” şeklinde şikayet ederler. Aslında &#231;ocukların &#246;zellikle de okul&#246;ncesi yaşlarda yapmaları gereken bir iş varsa bu da “oyun oynamaktır”.

    Oyun yararlı mı?

    Bilim adamlarının yaptığı her araştırma oyunun &#231;ocuğun &#231;ok y&#246;nl&#252; gelişiminde ne kadar &#246;nemli olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır. Oyun &#231;ocukların bedensel, zihinsel, sosyal ve duygusal gelişimlerinin t&#252;m&#252;n&#252; olumlu olarak etkiler. Hatta en basit oyun bile &#231;ocuğun gelişimini etkiler. Bazı &#246;rnekler:

    Evcilik oynarken: &#199;ocuklar evcilik oynarken değişik rollere girerler, b&#246;ylece hayattaki değişik rolleri anlamaya başlarlar (Sosyal gelişim). Oyundan &#246;nce ve oyun s&#252;resince plan yapar ve bu plana g&#246;re hareket ederler (Zihinsel gelişim). Oyun sırasınca oyun arkadaşları ile iletişim kurmak zorundadırlar, bu nedenle anlaşılır şekilde konuşmak, başkalarını dinlemek ve makul bir diyaloğu s&#252;rd&#252;rmek zorundadırlar (Dil gelişimi ve sosyal gelişim). Oyun sırasında oyuncaklarını paylaşırlar (Sosyal gelişim). Oyunda ger&#231;ek hayatta kendilerini tedirgin eden temaları işler ve bunu oyunda canlandırdık&#231;a rahatlarlar (Duygusal gelişim)

    Top oynarken: Bedenlerini koordineli ve kontroll&#252; bir şekilde kullanmayı &#246;ğrenirler (Bedensel gelişim). Oyunun kurallarına uymaya &#231;alışırlar (Sosyal gelişim). Arkadaşlıklar kurarlar (Duygusal ve sosyal gelişim). Hızlı-yavaş, yukarı-aşağı, yana- ortaya gibi kavramlara hakim olurlar (Zihinsel gelişim). Oyun sırasında pek &#231;ok kez sinirlerine hakim olmayı &#246;ğrenmek zorunda kalırlar( Sosyal gelişim). Yenilmeyi de &#246;ğrenmeye başlarlar (Sosyal gelişim)

    Bloklarla kule yaparken: Ellerini ustaca kullanırlar (Bedensel gelişim). Yeni yeni denemeler yapar, ısrarcı olmayı &#246;ğrenirler (Zihinsel gelişim). Hayatta gerekli olan pek &#231;ok beceri ve kavramı keşfederler (Zihinsel gelişim). Sakin sakin kendi başlarına bir şeyler yaparak mutlu olmayı &#246;ğrenirler (Duygusal gelişim) .


  4. #4
    Çevirimdışı
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    19.Ekim.2008
    Mesajlar
    2

    Standart

    bana oyunun &#246;zelliklerini yazabilirmisniz acaba aradım ama bulamıyorum


  5. #5
    Çevirimdışı
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    13.Haziran.2008
    Mesajlar
    2

    Standart

    Oyunun Bedensel Değeri : &#199;ocuğun kas sistemini geliştiren aktif oyun aynı zamanda &#231;ocukta biriken enerjinin boşalmasını sağlar. Bu enerjinin harcanmaması, &#231;ocuğun n&#246;rotik, i&#231;e d&#246;n&#252;k ve alıngan bit yapıya sahip olmasına neden olabilir.
    Oyunun İyi Edicilik Niteliği : &#199;ocuğu tanımada değerli bir ara&#231; olan oyun, onun g&#252;nl&#252;k yaşamda &#231;evresinden aldığı uyaranların oluşturduğu gerilimden kurtulmasını sağlar.
    Oyun yoluyla &#231;ocuk, en derin duygu ve gereksinmelerini ifade olanağı bulmakta ve sorunlarını kendi kendine &#231;&#246;zebilmektedir. &#199;ocuk, bebekleriyle evcilik oynarken, evin &#231;eşitli bireylerine olan duygularını bu yolla a&#231;ığa vurabilmektedir. &#214;rneğin; kardeşini kıskanan bir &#231;ocuk oyunlarında kardeşi rol&#252;ndeki bebeği cezalandırabilir ya da d&#246;nmemek &#252;zere seyahate g&#246;nderebilir.
    Oyunun Eğitimsel Değeri : &#199;ocuk, &#231;eşitli bi&#231;im ve boyutlardaki oyun malzemesiyle oynaya oynaya, renk, renk, boyut ve objelerin anlamlarını kavrar. Oyun &#231;ocuğun i&#231;inde bulunduğu yaşamı kavramasını, ger&#231;ekle ger&#231;ek olmayanı ayırabilmesini &#246;ğretir.
    Oyunun Toplumsal ve Ahlaki Değeri : Arkadaşlarıyla oynamak, &#231;ocuğa işbirliğini ve toplu yaşam i&#231;in gerekli kuralları &#246;ğretir. Oyun yoluyla sosyalleşen, “ben” ve “başkası” kavramlarının bilincine varan &#231;ocuk, vermeyi ve almayı da oyun aracılığıyla &#246;ğrenir.
    &#199;ocuğun toplum ve ahlak kurallarına uyum g&#246;stermesinde oyunun rol&#252; b&#252;y&#252;kt&#252;r. &#199;ocuk, ev ve okul &#231;evresinde neyin doğru, neyin yanlış kabul edildiğini g&#246;r&#252;r. Ancak bu t&#252;r kurallara uymanın zorunluluğunu oyun ortamında anlayabilir.
    Oyunlar &#231;eşitli şekilde gruplandırılabilir. Gelişim kuramcılarından Piaget oyunları şu &#252;&#231; başlık altında ele almıştır.
    1) Alıştırma oyunları: Bu oyunlar &#231;ocukların gelişiminde duyusal motor d&#246;nem olarak isimlendirilen doğumdan yaklaşık iki yaşına kadar olan b&#246;l&#252;me uyar. Bu d&#246;nemde bebekler yavaş yavaş hareket etmeye başlamıştır ve zihinsel gelişimde ise &#231;evreden beş duyusu ile aldığı uyaranları birleştirip, sınıflandırmaya &#231;alışmaktadır. Bebek &#231;ıngırağının rengini ve sesini alır ve sınıflandırır.
    2) Simgesel oyunlar: Bu gelişim d&#246;neminde 2 yaş ile 7 ve 8 yaşları arasındaki d&#246;nemi i&#231;erir. Bu oyunların i&#231;eriği alıştırmalardan, simgeler ve varsayım boyutuna kadar değişmektedir. &#199;ocuk kendi ger&#231;eklerini hareketlerle yaşatmaktadır. Bunun en belirgin &#246;rneği sanki varmış gibi oyunlardır. &#199;ocuğun bir k&#246;şede yarattığı evcilik oyunu, bir odun ya da plastik &#231;ubuk ile oluşturulan atı s&#252;rmesi gibi &#246;rnekler bu gruptandır. Burada &#231;ocuk d&#252;ş&#252;ncelerini yeterince gelişmemiş dili ile anlatamadığından bunları simgesel oyunla anlatmaktadır. Ayrıca bu anlatım yoluyla zihinsel simge ve uygulamalar yinelenerek &#246;z&#252;msenmektedir. Evcilik oyunu ile hem duygu ve d&#252;ş&#252;nceler aktarılmakta, hem de annelik &#246;zdeşimi sindirilmektedir.
    3) Kurallı oyunlar: Bu d&#246;nemde &#231;ocuk ilk olarak kendinden b&#252;y&#252;klerin oyunlarını taklit etmeye başlar. Bu oyunlar 7-8 yaşlarından sonra kurulmaya başlar ve &#231;ocuğu sosyalleşmeye y&#246;nlendirir. İlk iki oyun yaş ilerledik&#231;e azalmakta ve yerini kurallı oyunlara bırakmaktadır. Bu değişme &#231;ocuğun ilişkilerini ve sosyalleşmesini yansıtmaktadır.

    Ayrıca oyunları başlangı&#231;ta belirli bir y&#246;nergenin olduğu, ancak sonrasında &#231;ocuğun serbest olduğu oyunlar ve kurallı olan, sabır ve &#231;aba gerektiren oyunlar şeklinde de ayırabiliriz. İlk gruba &#246;rnek olarak evcilik oyunu verilebilir. Bu oyunda kurallar vardır, ancak &#231;ocuk oyunun kurulması ve akışında &#246;zg&#252;rd&#252;r. Saklamba&#231; ve k&#246;rebe ise ikinci oyun grubuna uymaktadır.
    Oyunlar yapıları a&#231;ısından da değerlendirilebilir. Yarışma, rastlantı, taklit ya da d&#246;nerek yoğunlaşmayı i&#231;eren oyunlardan s&#246;z edilebilir. Oyunların yapısı &#231;ocuk psikiyatrisinde bazı bozuklukların değerlendirilmesinde yardımcı olmaktadır. İlgi, etkileşim ve iletişimde belirgin bozukluğun olduğu otistik &#231;ocuklar ile duygu, d&#252;ş&#252;nce ve algıda bozulma ile belirli psikotik bozukluğu olan &#231;ocukların oyunlarında yarışma ya da rastlantı neredeyse hi&#231; yoktur. Başka bir kişiyi gerektiren, dolayısıyla sosyal bir boyut taşıyan yarışma psikotik ve otistik &#231;ocuğun ilgi alanının t&#252;m&#252;yle dışındadır. Bu &#231;ocukların g&#252;ndeminde yineleme &#246;zelliği olan ve t&#252;m&#252;yle dışa sınırlı a&#231;ık ya da kapalı kendi d&#252;nyasına y&#246;nelik etkinlikler vardır. Aynı şekilde rastlantıyı da t&#252;m&#252;yle reddetmektedirler. Etkinliklerinin tekd&#252;ze olması, yineleyen belirli davranışları i&#231;ermesi ve değişikliğin olmadığı kendilerine &#246;zg&#252; bir d&#252;nyayı i&#231;erir. Bu d&#252;nyada ise rastlantıya yer yoktur. Bu &#231;ocukların oyunlarında d&#246;nme ya da d&#246;nen cisimlere y&#246;nelme vardır. Bir topa&#231; ile oynar, kendi kendine d&#246;ner ya da d&#246;nen bir nesneye y&#246;nelirler. Zihinsel &#246;z&#252;rl&#252; &#231;ocuklar yaşıtlarına g&#246;re daha az oynarlar ve hareketsiz oldukları d&#246;nemler &#231;ok daha fazladır. Kuralları karışık olmayan ve bulundukları yaştan daha k&#252;&#231;&#252;k yaşlardaki &#231;ocukların oyunlarını oynarlar. Bu &#231;ocukların da yarışma gerektiren oyunlardan ka&#231;ındıkları g&#246;zlenir.
    &#199;ocukların duygusal ve d&#252;şsel yaşamı oyunlarına yansımaktadır. Eğer &#231;ocuğun i&#231; d&#252;nyasından kaynaklanan d&#252;rt&#252;leri &#231;ok yoğunsa oyun kesilmekte, değişik ve karmaşık bir duruma d&#246;nmektedir. Sakin bir oyun i&#231;in &#231;ocuğun bu yoğun d&#252;rt&#252;leri uzaklaştırabilmesi gerekir. Değişken davranışları izlenen aşırı hareketli ya da kaygılı &#231;ocuklar, oyunun kurallarını kabullenmede zorluk &#231;ekerler. Davranış sorunları olan &#231;ocuk ve ergenlerin oyunu da saldırgan d&#252;rt&#252;lerle doldurması tipik bir &#246;zelliktir. Onlar i&#231;in oyun hızla i&#231;inden geldiği gibi davranma ve d&#252;rt&#252;sel eyleme ge&#231;ebilmenin bir y&#246;ntemidir. Oyun i&#231;inde saldırgan tutumların belirtilmesi cinsiyete g&#246;re de farklılık g&#246;stermektedir.
    Erkek &#231;ocuklar g&#252;reş, kavga ve yarışmaya daha yatkın oldukları i&#231;in oyunları kızların oyunlarından daha &#231;eşitlidir. Sosyal belirleyiciler de kız ve erkek oyunlarında &#246;nemli rol oynamaktadır. Karşı cinsiyetin oyunlarını kızlar erkeklere g&#246;re daha rahat oynamaktadırlar. Erkek &#231;ocuklarda d&#252;rt&#252;lerin davranışa d&#246;k&#252;lmesi &#246;n planda iken kızlarda bu s&#246;zel olarak belirtilmektedir.

    Oyunun Bedensel De?eri : Çocu?un kas sistemini geli?tiren aktif oyun ayny zamanda çocukta biriken enerjinin bo?almasyny sa?lar. Bu enerjinin harcanmamasy, çocu?un nörotik, içe dönük ve alyngan bit yapyya sahip olmasyna neden olabilir.
    Oyunun Yyi Edicilik Niteli?i : Çocu?u tanymada de?erli bir araç olan oyun, onun günlük ya?amda çevresinden aldy?y uyaranlaryn olu?turdu?u gerilimden kurtulmasyny sa?lar.
    Oyun yoluyla çocuk, en derin duygu ve gereksinmelerini ifade olana?y bulmakta ve sorunlaryny kendi kendine çözebilmektedir. Çocuk, bebekleriyle evcilik oynarken, evin çe?itli bireylerine olan duygularyny bu yolla açy?a vurabilmektedir. Örne?in; karde?ini kyskanan bir çocuk oyunlarynda karde?i rolündeki bebe?i cezalandyrabilir ya da dönmemek üzere seyahate gönderebilir.
    Oyunun E?itimsel De?eri : Çocuk, çe?itli biçim ve boyutlardaki oyun malzemesiyle oynaya oynaya, renk, renk, boyut ve objelerin anlamlaryny kavrar. Oyun çocu?un içinde bulundu?u ya?amy kavramasyny, gerçekle gerçek olmayany ayyrabilmesini ö?retir.
    Oyunun Toplumsal ve Ahlaki De?eri : Arkada?laryyla oynamak, çocu?a i?birli?ini ve toplu ya?am için gerekli kurallary ö?retir. Oyun yoluyla sosyalle?en, “ben” ve “ba?kasy” kavramlarynyn bilincine varan çocuk, vermeyi ve almayy da oyun aracyly?yyla ö?renir.
    Çocu?un toplum ve ahlak kurallaryna uyum göstermesinde oyunun rolü büyüktür. Çocuk, ev ve okul çevresinde neyin do?ru, neyin yanly? kabul edildi?ini görür. Ancak bu tür kurallara uymanyn zorunlulu?unu oyun ortamynda anlayabilir.
    Oyunlar çe?itli ?ekilde gruplandyrylabilir. Geli?im kuramcylaryndan Piaget oyunlary ?u üç ba?lyk altynda ele almy?tyr.
    1) Aly?tyrma oyunlary: Bu oyunlar çocuklaryn geli?iminde duyusal motor dönem olarak isimlendirilen do?umdan yakla?yk iki ya?yna kadar olan bölüme uyar. Bu dönemde bebekler yava? yava? hareket etmeye ba?lamy?tyr ve zihinsel geli?imde ise çevreden be? duyusu ile aldy?y uyaranlary birle?tirip, synyflandyrmaya çaly?maktadyr. Bebek çyngyra?ynyn rengini ve sesini alyr ve synyflandyryr.
    2) Simgesel oyunlar: Bu geli?im döneminde 2 ya? ile 7 ve 8 ya?lary arasyndaki dönemi içerir. Bu oyunlaryn içeri?i aly?tyrmalardan, simgeler ve varsayym boyutuna kadar de?i?mektedir. Çocuk kendi gerçeklerini hareketlerle ya?atmaktadyr. Bunun en belirgin örne?i sanki varmy? gibi oyunlardyr. Çocu?un bir kö?ede yaratty?y evcilik oyunu, bir odun ya da plastik çubuk ile olu?turulan aty sürmesi gibi örnekler bu gruptandyr. Burada çocuk dü?üncelerini yeterince geli?memi? dili ile anlatamady?yndan bunlary simgesel oyunla anlatmaktadyr. Ayryca bu anlatym yoluyla zihinsel simge ve uygulamalar yinelenerek özümsenmektedir. Evcilik oyunu ile hem duygu ve dü?ünceler aktarylmakta, hem de annelik özde?imi sindirilmektedir.
    3) Kurally oyunlar: Bu dönemde çocuk ilk olarak kendinden büyüklerin oyunlaryny taklit etmeye ba?lar. Bu oyunlar 7-8 ya?laryndan sonra kurulmaya ba?lar ve çocu?u sosyalle?meye yönlendirir. Ylk iki oyun ya? ilerledikçe azalmakta ve yerini kurally oyunlara byrakmaktadyr. Bu de?i?me çocu?un ili?kilerini ve sosyalle?mesini yansytmaktadyr.

    Ayryca oyunlary ba?langyçta belirli bir yönergenin oldu?u, ancak sonrasynda çocu?un serbest oldu?u oyunlar ve kurally olan, sabyr ve çaba gerektiren oyunlar ?eklinde de ayyrabiliriz. Ylk gruba örnek olarak evcilik oyunu verilebilir. Bu oyunda kurallar vardyr, ancak çocuk oyunun kurulmasy ve aky?ynda özgürdür. Saklambaç ve körebe ise ikinci oyun grubuna uymaktadyr.
    Oyunlar yapylary açysyndan da de?erlendirilebilir. Yary?ma, rastlanty, taklit ya da dönerek yo?unla?mayy içeren oyunlardan söz edilebilir. Oyunlaryn yapysy çocuk psikiyatrisinde bazy bozukluklaryn de?erlendirilmesinde yardymcy olmaktadyr. Ylgi, etkile?im ve ileti?imde belirgin bozuklu?un oldu?u otistik çocuklar ile duygu, dü?ünce ve algyda bozulma ile belirli psikotik bozuklu?u olan çocuklaryn oyunlarynda yary?ma ya da rastlanty neredeyse hiç yoktur. Ba?ka bir ki?iyi gerektiren, dolayysyyla sosyal bir boyut ta?yyan yary?ma psikotik ve otistik çocu?un ilgi alanynyn tümüyle dy?yndadyr. Bu çocuklaryn gündeminde yineleme özelli?i olan ve tümüyle dy?a synyrly açyk ya da kapaly kendi dünyasyna yönelik etkinlikler vardyr. Ayny ?ekilde rastlantyyy da tümüyle reddetmektedirler. Etkinliklerinin tekdüze olmasy, yineleyen belirli davrany?lary içermesi ve de?i?ikli?in olmady?y kendilerine özgü bir dünyayy içerir. Bu dünyada ise rastlantyya yer yoktur. Bu çocuklaryn oyunlarynda dönme ya da dönen cisimlere yönelme vardyr. Bir topaç ile oynar, kendi kendine döner ya da dönen bir nesneye yönelirler. Zihinsel özürlü çocuklar ya?ytlaryna göre daha az oynarlar ve hareketsiz olduklary dönemler çok daha fazladyr. Kurallary kary?yk olmayan ve bulunduklary ya?tan daha küçük ya?lardaki çocuklaryn oyunlaryny oynarlar. Bu çocuklaryn da yary?ma gerektiren oyunlardan kaçyndyklary gözlenir.
    Çocuklaryn duygusal ve dü?sel ya?amy oyunlaryna yansymaktadyr. E?er çocu?un iç dünyasyndan kaynaklanan dürtüleri çok yo?unsa oyun kesilmekte, de?i?ik ve karma?yk bir duruma dönmektedir. Sakin bir oyun için çocu?un bu yo?un dürtüleri uzakla?tyrabilmesi gerekir. De?i?ken davrany?lary izlenen a?yry hareketli ya da kaygyly çocuklar, oyunun kurallaryny kabullenmede zorluk çekerler. Davrany? sorunlary olan çocuk ve ergenlerin oyunu da saldyrgan dürtülerle doldurmasy tipik bir özelliktir. Onlar için oyun hyzla içinden geldi?i gibi davranma ve dürtüsel eyleme geçebilmenin bir yöntemidir. Oyun içinde saldyrgan tutumlaryn belirtilmesi cinsiyete göre de farklylyk göstermektedir.
    Erkek çocuklar güre?, kavga ve yary?maya daha yatkyn olduklary için oyunlary kyzlaryn oyunlaryndan daha çe?itlidir. Sosyal belirleyiciler de kyz ve erkek oyunlarynda önemli rol oynamaktadyr. Kar?y cinsiyetin oyunlaryny kyzlar erkeklere göre daha rahat oynamaktadyrlar. Erkek çocuklarda dürtülerin davrany?a dökülmesi ön planda iken kyzlarda bu sözel olarak belirtilmektedir.


  6. #6
    Çevirimdışı
    Yeni Üye
    Üyelik tarihi
    30.Ekim.2009
    Mesajlar
    4

    Standart

    kaynaklari yazmamışsınız ama, ciddilik gerekiyor,sadece kopyala yapıştır yapmamak gerek...


  7. #7
    Çevirimiçi
    Kıdemli Üye
    Üyelik tarihi
    11.Şubat.2010
    Mesajlar
    783

    Standart

    doğru bencede.ya bugün ilçe milli eğitimden bi yazı geldi eski oyunlar ve oyuncaklarla ilgili araştırma yapıp göndermemiz gerekiyomuş....anlamadım gitti yaaaa.....


    &bu kadar güzel gülme sevgili cenneti gördüm diyorum deli diyorlar..&


 

 

Bu Konu için Etiketler